UYARI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uyarı" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. uyarı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uyarı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyarı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

UYARILABİLMEK

12 harfli kelimeler

UYARILABİLME

10 harfli kelimeler

UYARICILIK

9 harfli kelimeler

UYARILGAN, UYARILMAK

8 harfli kelimeler

UYARICIK, UYARILMA, UYARINCA

7 harfli kelimeler

UYARICI

6 harfli kelimeler

UYARIM, UYARIŞ

5 harfli kelimeler

UYARI

Bazı kelimelerin anlamları

UYARI

Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

UYARIŞ

Uyarma işi.

UYARICILIK

Uyarıcı olma durumu.

UYARILABİLME

Uyarılabilmek işi.

UYARILABİLMEK

Uyarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYARIM

Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih. Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme.

UYARILMA

Uyarılmak işi.

UYARICIK

Katı içinde, bir tanecikmiş gibi devinen uyarma erkesi nicemi.

UYARILMAK

Uyarma işine konu olmak. Uyandırılmak.

UYARINCA

Gereğince, mucibince.

UYARILGAN

Duygu ve coşkuları kolayca ve güçlü olarak uyandırılabilen.

UYARICI

Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.

  -   -   -  

Anlamında UYARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOLA

Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

FEHVASINCA

Uyarınca, sözü gereğince.

DOPİNG

Bir spor yarışması sırasında vücuda ek enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç.

IŞIK

Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

İKAZ

Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih. Uyandırma.

İRKİLMEK

Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

DUYGULULUK

Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

DÖRTLÜ

Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan. Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet. Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul.

CIS

Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz.

HİSSETMEK

Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

İBRET

Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç. Çirkin, kötü, acayip.

ESRAR

Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

DUYAR

Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.

GÖRE

Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

KAFEİN

Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.

İHTAR

Uyarma, dikkat çekme, uyarı. Bir şeyi birine hatırlatma.

ANDIÇ

Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.