Kelimeler arşivi içinde; başında "uyarmak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. uyarmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uyarmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyarmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek. Görevini gereği gibi yapmayan kimseye nasıl davranması gerektiğini hatırlatmak, ihtarda bulunmak. Bir canlının herhangi bir organını dıştan bir etki ile görev yapmaya zorlamak. Uyandırmak. Öğütle yola getirmeye çalışmak.
UYARMAKLIK
İkaz, irşat, yola getirme.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYARMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONDÜİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.
HA
İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.
NODULLAMAK
Hayvanı üvendireyle ya da sopayla dürtmek. Dürtmek, uyarmak, hatırlatmak.
ANIMSATMAK
Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.
HOP
Uyarmak amacıyla kullanılan bir söz.
HÖST
At, katır, sığır ve benzerleri hayvanları, özellikle öküzü durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü. Bir kimseyi uyarmak için kullanılan bir seslenme sözü. At, katır, sığır ve benzerleri hayvanları durdurma, kovalama ünlemi. Sus: Höst, beni dinle.
AYIKDIRMAK
Ayıltmak, gözünü açmak, uyandırmak. Uyandırmak, uyarmak.
KIMÇITMAK
Uyarmak, sezdirmek. Elde olmayarak yarı yerden koparmak (bir nesneyi).
KONDÜVİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.
KUMATLAMAK
Ayaklandırmak, uyarmak.
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.
ÇEŞT
Bayram yemeği. İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Suçlu bir insanı uyarmak için söylenir: Çeşt bre serseri.
DÜRTÜKLEMEK
Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.
DÜRTMEK
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.
UYARTI
Uyarmak için söylenen söz, uyarı, ihtar. Uyaran kimse veya şey.
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne. Parasız.
DIRIMLAMAK
Uyarmak.
TEMBİHLEMEK
Uyarmak, hatırlatmak, tembih etmek.
UYARMA
Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.
MUHTIRA
Herhangi bir şeyi hatırlatmak, uyarmak amacıyla yazılan yazı. Günlük. Andıç. Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, memorandum, nota.