Kelimeler arşivi içinde; başında "uyar" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. uyar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uyar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UYARLANABİLİRLİK
UYARLANABİLMEK, UYARLAYIVERMEK, UYARLAYABİLMEK
UYARLANABİLİR, UYARLANABİLME, UYARILABİLMEK, UYARLAYIVERME, UYARLAYABİLME
UYARILABİLME
UYARABİLMEK
UYARABİLME, UYARICILIK, UYARLANMAK, UYARLANMIŞ, UYARLAYICI, UYARMAKLIK, UYARSIZLIK
UYARCILIK, UYARLILIK, UYARILGAN, UYARLANMA, UYARILMAK, UYARLAMAK
UYAROĞLU, UYARTMAK, UYARLAMA, UYARINCA, UYARILMA, UYARICIK
UYARLAÇ, UYARTMA, UYARSIZ, UYARALP, UYARMAK, UYARLIK, UYARCIK, UYARICI
UYAREL, UYARER, UYARLI, UYARGA, UYARCI, UYARMA, UYARAN, UYARIM, UYARAÇ, UYARTI, UYARIŞ
UYARI
UYAR
UYAR
Uygun, denk. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
UYARLAYABİLMEK
Uyarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYARLANMIŞ
Uyarlamaya uğramış, başka bir metinden geliştirilmiş.
UYARILABİLME
Uyarılabilmek işi.
UYARLANABİLİR
Sinema özellikleri taşıyan, bundan dolayı uyarlanması kolay olan, uyarlanmaya yatkın metin.
UYARLANABİLİRLİK
Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.
UYARLAYIVERME
Uyarlayıvermek işi.
UYARICILIK
Uyarıcı olma durumu.
UYARLAYABİLME
Uyarlayabilmek işi.
UYARLAYIVERMEK
Kısa sürede uyarlamak.
UYARABİLME
Uyarabilmek işi.
UYARLANMAK
Uyarlama işi yapılmak, adapte olunmak, alınmak.
UYARLANABİLME
Uyarlanabilmek işi.
UYARILABİLMEK
Uyarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYARABİLMEK
Uyarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYARLANABİLMEK
Uyarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ALIRLIK
Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ALIŞTIRMAK
Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ANIMSATMAK
Birisinin unuttuğu bir şeyi aklına getirmek, hatırlatmak. Birinin bir şeyi unutmamasını sağlamak, uyarmak, hatırlatmak.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
BAĞIL
Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
ANDIÇ
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
ANAFİLAKSİ
Aşırı duyarlık.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
ADAPTASYON
Uyarlama.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ADAPTE
Uyarlanmış.