UTAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "utağ" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. utağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu utağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde utağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UTAĞ

Otağ, çadır.

  -   -   -  

Anlamında UTAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UTAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOANA

İç burun deliği. Huni, huni biçimindeki boru. Burun boşluğuyla yutağı birleştiren delik.

ÇELGİLİK

Kılıçoyunu savutlarında, namlu ile tutağın birleştiği yerde, eli korumaya ve karşı vuruşmacının namlusunu çelmeye yarayan tas biçiminde (dışbükey) koruyucu bölüm.

LARENGOFARENKS

Yutağın gırtlakla ilişkili, epitel katmanı çok katlı yassı ve epitel altı gevşek bağ dokudan oluşan bölümü.

ENDOSTİL

Amfiyoksüslerin yutağının ventral duvarında bulunan ve kirpikli epitel ile astarlı uzun oluk. Tunikatların yutağının ventralinde bulunan ve bir olukla ayrılmış iki uzun katlanma. Amfiyoksüslerin yutağının ventral duvarında bulunan ve kirpikli epitelyumla astarlanmış olan uzun oluk. Gömleklilerin yutağının ventralinde bulunan ve bir olukla ayrılmış olan iki uzun katlanma.

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

TULUMLU

İkincil ağızlı hayvanlardan, gömlekliler (Tunicata) dalının, tulumlular (Ascidiacea) sınıfından, tulumları kıkırdak sertliğinde ve bağırsağı yutağın yan bölgesinde olan türlere sahip bir cins. (Ascidia) İkincil-ağızlı hayvanlardan gömlekliler (Tunicata) dalının tulumlular (Ascidiacea) sınıfından bir kordalı türü. Tulumları kıkırdak sertliğindedir. Bağırsağı yutağın yan bölgesindedir. Ağrı kenti, Suluçem bucağına bağlı bir bölge.

RİNOFARİNGİTİS

Burun mukozasıyla birlikte yutağın yangısı.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

NAZOFARENGİTİS

Yutağın yumuşak damak üstünde kalan bölümünün yangısı.

FARENGEKTOMİ

Yutağın çıkarılması.

SİTOFARENKS

Hücre yutağı.

OROFARENGİYAL

Ağız ve yutağı içeren bölümle ilgili olan.

OROFARENKS

Yutağın ağız boşluğuyla ilgili olan, epitel katmanı çok katlı yassılık gösteren ve lamina propriyada serömüköz bezlerin yer aldığı kısmı.

GLOSSOFARİNGEUS

Yutağa ve dile ait olan.

YUTMAK

Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek. Oyunda bir şey kazanmak. Tam ve doğru söylememek. İyice, eksiksiz olarak öğrenmek. Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak. İnanmak, aldanmak, kanmak. Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak. Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak.

SİYONA

Gömlekliler (Tunicata) dalının, tulumlular (Ascidiacea) sınıfından, vücutları silindir biçiminde, bağırsağı yutağın arkasında bulunan kordalı türlerini içine alan bir cins. (Ciona), Gömlekliler (Tunicata) dalının tulumlular (Ascidiacea) sınıfından bir kordalı hayvan cinsi. Vücudu silindir biçimindedir. Bağırsağı yutağının ardındadır.

NAZOFARENKS

Yutağın burun boşluğuna açılan ve epitel katmanı yalancı çok katlılık gösteren kısmı, epifarenks.

DUTAK

Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.

ENEGK

Saban demirlerinin geçirildiği ve tutağın bağlandığı kısım.

İYENK

Saban tutağı.