Kelimeler arşivi içinde; başında "utanç" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. utanç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu utanç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde utanç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UTANÇ
Utanma, hicap.
UTANÇLAMA
Bazı kelime hecelerinin yan yana gelmesiyle utanç verici anlamda başka bir sözün meydana çıkması.
Bu bölümde tanımı içerisinde UTANÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIZARMAK
Kırmızı veya ona yakın bir renk almak. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
SKANDAL
Büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay.
HEYA
Arapça kökenli hayâ: hayâ; utanma; utanç.
UYAT
Utanç, sıkılganlık.
UTAŞ
Eski türkçe utanç: utanç.
MALAMAT
Açlık, kıtlık. Sıkıntı, üzüntü, güçlük. Bozgun, ezgin, dağınık. Alçak, aşağılık. Kötü, bulaşık (iş için). Bozgun, utanç verici durum. Kirli, pis. Rezil.
PUDENDUM
Utanç, edep yerleri, dış üreme kısımları.
IR
İridyum elementinin simgesi. Türkü, şarkı. Ar, utanç. Türkü. Nağme, hava.
DOLAMLAMA
(Söz sanatı terimi) Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak veya doğrudan doğruya söylemekten çekinilen bir şeyi kendi adiyle söylememek için bir çok kelimeler kullanma. Bir imge değeri katmak için anlatımı değişmecelerle, eğretilemelerle bezeme sanatı. Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak ya da doğrudan doğruya söylenmesinde sakınca görülen, utanç duyulan nesneleri kendi adlarıyla söylememek için değişik sözcükler, söz öbekleri kullanma.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
ŞENİ
Kötü, çirkin, alçakça, utanç verici.
HİCAP
Utanma, utanç, sıkılma. Perde.
YÜZÜKMEK
Utanç duyarak uzaklaşmak: Suçüstü yakalanınca yüzüktü de üç gündür eve gelmiyor.