USTAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ustan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ustan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ustan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ustan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USTAN

Kertenkele.

  -   -   -  

Anlamında USTAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USTAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAYIPMAK

Kaymak. Dayanağını yitirmek. Kaçmak: Mapustan kayıptı gitti.

DİÖSTRÜS

Kızgınlık döngüsünün en uzun devrelerinden biri. Bu dönemde metösrüste biçimlenen sarı cisim etkin olarak progesteron salgılar. Poliöstrik hayvanlarda dönemin sonlarına yakın uterustan salgılanan lüteolitik maddeler sarı cismin erimesine neden olarak diöstrüsün sona ermesini sağlar ve hayvan yeniden proöstrüs evresine girer.

SÜMER

Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse.

ÇIRAK

Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.

İŞGÜCÜ

Bir ülkede ya da işletmede, üretime ya da herhangi bir işe katılan ve bunun gerçekleşmesini sağlayan insan emeğinin tümü. Etkin nüfus içinde yer alıp, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında çalışanlar ile işsizlerin toplamı. Toplam nüfustan çalışamayacak durumda olan nüfusun (örneğin 15 yaşından küçük, 65 yaşından büyük olanların, ev kadınlarının, öğrencilerin, mahkumların, ordu mensuplarının, çalışmasını engelleyen fiziksel veya zihinsel engeli olanların) ve çalışmak istemeyenlerin çıkarılmasıyla ulaşılan nüfus. Bir toplumda 15-64 yaşlar arasındaki nüfus bölümü.

SLOVEN

Slavların güney kolundan bir ulus veya bu ulustan olan kimse, İsloven.

KERATOSEL

Korneanın desement katının (Lamina elastika interna) göz içi basınçla, korneadaki bir yara veya ulkustan dışarı çıkıntı yapması. Solea ungulae'nin iç yüzünde büyüyen ve corium soleae'ye basınç yapan tırnak tümörü, kerasel.

ENSELET

Bile bile, isteyerek. Mahsustan, kasti olarak, bile bile.

HUMEKTANLAR

Toprak içerisinde organik maddelerin yıkımlanması sonucu karbonhidrat, amino asit ve fenollerden oluşan humustan köken alan humik, fulvik ve ulmik asitlerin sodyum, potasyum ve azotla oluşturdukları tuzlara verilen ad.

ESELET

Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.

PİLAV

Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.

GÖKTÜRK

VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk.

HİPOFİZ

Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale'deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.

AVCİ

Yunustan biraz büyük, tehlikeli, eti yenir bir çeşit balık. Avcı.

DEFÇİ

Türk gölge oyunu'nda perde arkasında, ustanın denetiminde def çalan ve türkü söyleyen kimse. Perde arkasında ustanın emrinde tef çalan; şarkıcı bulunmazsa tef çalarken aynı zamanda şarkı söyleyen kimse.

ADVENTİF

Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. Hücre kültürlerini bulaştıran etkenler.

ANKASTAN

Yalandan, şakacıktan, mahsustan.

KARDİYA

Midenin özofagustan sonra gelen bölgesi. Emici böceklerde midenin önünde, sindirim odasının genişlemiş ön kısmı. Kalbin ve midenin başlangıç kısmı. Ayakkabı taban boyası. (Gölbaşı Çankaya Ankara).

GONADOLİBERİN

Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.

KAŞ

Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.