Kelimeler arşivi içinde; sonunda "usmak" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu usmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında usmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde usmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAVUSMAK
KUSMAK, PUSMAK, SUSMAK, GUSMAK, NUSMAK, TUSMAK, YUSMAK
USMAK
USMAK
Ölçmek, karşılaştırmak. Susmak. Bıkmak, usanmak. Akıl etmek. Ummak: Ben, beş on kuruş daha üşüyordum.
KUSMAK
Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek. Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.
SUSMAK
Konuşmasını kesmek. Etkisini göstermemek, tepki göstermemek. Konuşmaktan kaçınmak. Ses veya gürültüyü kesmek, ses ve gürültü yapmamak.
GUSMAK
Kusmak.
PUSMAK
Sinmek. Ortalığı hafif sis kaplamak, pusarmak. Bir şeyi kendine siper edip saklanmak.
TAVUSMAK
Bitirmek, tüketmek.
TUSMAK
1.Gizlenmek, saklanmak, kabuğuna çekilmek. 2.Anlamak, sezmek.
NUSMAK
Yumrukla dürtmek.
YUSMAK
Harman yığmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde USMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
SİNMEK
Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek. Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek.
HÖŞMEK
Susmak. Deve yavrusu. Benzetmek, karşılaştırmak: Höşmek gibi olmasın gadıncağızın şurasında ganser varmış.
HÖSMEK
Susmak.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
SUSMA
Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.
HÜSMEK
Susmak.
BÖHÜRMEK
Kusmak.
TISLAMAK
Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarmak. "Tıs" diye ses çıkarmak. Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.
PUSMA
Pusmak işi.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
HİŞ
Hişt. Hiç. Hiş, susmak ve dikkatli olmak için kullanılır.
HIŞTANMAK
Susmak.
KUSMA
Kusmak işi, istifra. Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması.
ABIŞMAH
Susmak, afallamak, şaşırmak.
HAZIMSIZ
Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.
ÖTMEK
Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak. Sarhoş kusmak. Anlamsız, boş konuşmak. Herhangi bir nesne sürekli ses çıkarmak. Gizli bir şeyi söylemek. Üflemeli çalgıların sesi çıkmak.
ÇISMAK
Susmak, pısmak.
DÖNDARMAK
Kusmak.
DUTANMAK
Tutulmak, kesilmek, susmak.