Sonu USLANMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uslanma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uslanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uslanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uslanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USLANMA

Uslanmak durumu.

AŞIRINÜFUSLANMA

Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.

FOKUSLANMA

Odaklanma.

PUSLANMA

Puslanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında USLANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PÜSARMAK

Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak.

DURUKMAK

Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Düşünceye dalmak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Uslanmak. Konuşurken susuvermek. Durmak, dinmek: Fırtına biraz duruktu. Kımıldamamak. Atılan, düşen ya da suda hareket eden bir şey önüne gelen engele takılıp durmak. Yiyecek boğazda kalmak. Duruklamak. Durmak, karar kılmak.

ODAKLANMA

Odaklanmak işi, fokuslanma.

GEREYLENMEK

Hava bulutlanmak, serinlemek. Cam buhardan puslanmak. Sıvı şeylerin yüzünde toplanan kir, pis.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

EDEPLENMEK

Uslanmak, ince ve terbiyeli olmak.

AZINTI

İşe yaramıyan ve nerden geldiği belli olmıyan, serseri. Zorba, azgın. Azıtılmış hayvan. Cinsi, soyu bozulmuş şey. Yoldan çıkmış, azmış, uslanmayan kimse. Yolundan sapmış, kovulmuş.

USULAMAK

Uslanmak.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

PUSATMAK

Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak.

YOŞULMAK

Uslanmak, durulmak.

KOYALMAK

Koyulaşmak. Olgunlaşmak, yaşlanmak. Durulmak, uslanmak.

DURALMAK

Durulmak, tortusu dibe çöküp arılanmak. Uslanmak, durgunlaşmak.

USUKMAK

Uslanmak. Bir suçtan, öfkeden sonra sessizleşmek, uslu görünmek. Ağrısı azalmak, dinmek. Şaşkınlıktan susup kalmak, konuşamamak. Susmak. Yeğnilenmek. Aklı erecek hale gelmek.

PUSARMAK

Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak. Surat asmak. Zihin yorgunluğu nedeniyle dalgın olmak. Hava sislenmek, bulanmak. Eski türkçe pusarmak:sis çökmek; hava kapanmak.

USLANDIRMAK

Uslanma işini yaptırmak.

DÖLEKLEŞMEK

Uslanmak. Yerleşip rahata kavuşmak. Düzleşmek: Köprü yükselince yol dölekleşir.

YOŞUMAK

Eskimek, yıpranmak. Rengini atmak. Yorulmak. Uslanmak, durulmak. Gevşemek. Usanmak, soğumak. Hayvan, eş isteme dönemini geçirmek. Güçsüz kalmak. Yıpranmak, yorulmak, zaif düşmek, kuvvetini kaybetmek.