Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uruya" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uruya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uruya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uruya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
URUYA
Düş.
GURUYA
Koyunu sularken kullanılan ünlem.
Bu bölümde tanımı içerisinde URUYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKKILDAH
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.
ÇAHILDAH
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.
ÇAKGILDAH
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.
TAVA
Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
CAKILDAK
Geveze, dedikoducu. Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.
VERNİK
İnce bir tabaka olarak uygulandıktan sonra saydam biçimde katı duruma gelen, kuruyan yağlar, reçine ve çözücüden oluşan kaplama malzemesi.
ÇAHILDAK
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Çokluk bildirir.
ÇAĞŞAK
Çağlayan. Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Çakıllı yer. Aşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz. Eski. Suyun biriktiği yer. Yün eğirmekte kullanılan iğ. Yıkılacak gibi, eğreti. l. Taş yığını. İçinden su akan taşlık yer. Eklem yeri çok oynak, gevşek. Bolu ili, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çorum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Nevşehir ili, Kozaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇAKIRDAK
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Ürünleri hayvanlardan korumak için yapılan, rüzgâr etkisiyle dönerken ses çıkaran çark.
BASGIN
Cin tuttuğuna inanılan hasta. Bol bol, yığın yığın. Çok yağmurdan sonra birden kuruyan topraktan ürün çıkamama. Baskın.
KAYMAKLANMA
Kaymaklanmak işi. Oksitlenme sonucunda kuruyan, bağlayıcı içeren solvent bazlı boyaların yüzeyinde oluşan ve solventlerde çözünmeyen tabaka.
BAKIŞIMLAMA
Bakışımı olmayan matematiksel nesne ya da işlevleri, kimi işler uygulayarak bakışımlı duruya getirme.
ÇAHİLDAH
Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.
BAŞIBAĞLI
Yaslı, kederli. Orman ağaçlarının kesildikten sonra kuruyan kök kısmı: Ulan bugün odun bulamadım, hep başıbağlı kestim. Tütün yapraklarının ellere göre toplananları üst üste konulup saplarından bağlanarak meydana getirilen demeti.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).
NAFTALİN
Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1,158 yoğunluğunda, 80 °C'de eriyen, 218 °C'de kaynayan, suda erimeyen, alkol, benzol ve eterde kolaylıkla eriyen, kumaş, elbise, halı vb.ni güve gibi zararlılardan korumakta kullanılan antiseptik bir hidrokarbon.