Sonu URSUZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ursuz" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ursuz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ursuz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ursuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

DESTURSUZ, PANJURSUZ, ABAJURSUZ, YAĞMURSUZ, MAHZURSUZ, MESMURSUZ

8 harfli kelimeler

ÇAMURSUZ, FÜTURSUZ, HAMURSUZ, HUZURSUZ, KUSURSUZ, UÇKURSUZ, GURURSUZ, KÜSURSUZ

7 harfli kelimeler

UĞURSUZ, UMURSUZ, OĞURSUZ, ŞUURSUZ, ONURSUZ

6 harfli kelimeler

NURSUZ

5 harfli kelimeler

URSUZ

Bazı kelimelerin anlamları

URSUZ

Tembel.

GURURSUZ

Gururu olmayan.

UĞURSUZ

Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

ABAJURSUZ

Abajuru olmayan.

PANJURSUZ

Panjuru olmayan.

FÜTURSUZ

Çekinmez, umursamaz.

HUZURSUZ

Huzuru olmayan, tedirgin, rahatsız. Tedirgin, rahatsız bir biçimde.

YAĞMURSUZ

Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan.

KUSURSUZ

Kusuru olmayan, mükemmel.

UÇKURSUZ

Uçkuru olmayan.

HAMURSUZ

Hamursuz Bayramı dolayısıyla Yahudilerin yapıp yedikleri bir tür mayasız çörek.

KÜSURSUZ

Küsuru olmayan.

MESMURSUZ

Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.

DESTURSUZ

İzinsiz. İzinsiz bir biçimde.

ÇAMURSUZ

Çamuru olmayan, üstünde çamur bulunmayan.

MAHZURSUZ

Sakıncası olmayan.

  -   -   -  

Anlamında URSUZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URSUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZTABAN

Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

FALSOSUZ

Hatasız, kusursuz. Hatasız, kusursuz bir biçimde.

HARİKA

Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.

BİLİNÇSİZ

Bilinci olmayan, şuursuz. Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz.

BİLİNÇSİZLİK

Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk. Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk.

ERİNÇSİZ

Erinci olmayan, tasalı, huzursuz, rahatsız.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

GERGİN

Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.

FÜTURSUZLUK

Fütursuz olma durumu.

ÇİFTELİ

Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.

FÜTURSUZCA

Önemsemeyerek, aldırmayarak, fütursuzcasına.

DENETÇİ

Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.

HAYSİYETSİZ

Değeri, saygınlığı olmayan. Onursuz.

ALABACAK

Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).

DİDİKLEMEK

Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak. Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak. Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak. Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak.

DÜZGÜN

Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

HABİS

Kötü, alçak, soysuz (kimse). Kötücül (hastalık veya ur). Kötü, uğursuz.

ÇIKINTI

Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

FATALİTE

Alın yazısı, yazgı, kader. Uğursuzluk.