Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ursu" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ursu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ursu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ursu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAKONURSU
BİLLURSU, BULGURSU, KONĞURSU
HAMURSU, GOGURSU, GOĞURSU, GONURSU, HONURSU, KOFURSU, KOĞURSU, KONURSU
ONURSU
NURSU
URSU
URSU
Yapışkan.
KONĞURSU
Yanan kıl ya da yün kokusu.
ONURSU
Onurlu bir soydan gelen.
HONURSU
Yanmış yün kokusu.
KOĞURSU
Yanan kıl ya da yün kokusu. Yanan yün kokusu.
NURSU
Parlak ve berrak su gibi temiz ve saf olan.
BİLLURSU
Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi, billurumsu, kristaloit. Diyalize uğrayarak çözümlenen madde, koloit karşıtı.
KONURSU
Yanan kıl ya da yün kokusu. Taze açılan yaranın kanını dindirmek için üzerine konulan yanmış paçavra külü. Ucu yanmış yün parçası. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Bayburt şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARAKONURSU
Büyük acı görmüş kimse.
GONURSU
Yün, pamuk, saç, tiftik gibi şeylerin yanmasından ileri gelen koku.
BULGURSU
Bulguru andıran, bulgura benzeyen, bulgur gibi, bulgurumsu.
GOĞURSU
Yün, pamuk, saç, tiftik gibi şeylerin yanmasından ileri gelen koku.
GOGURSU
Yün, pamuk, saç, tiftik gibi şeylerin yanmasından ileri gelen koku.
HAMURSU
Hamuru andıran, hamura benzeyen, hamur gibi, hamurumsu.
KOFURSU
Yanan kıl ya da yün kokusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde URSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULGURUMSU
Bulgursu.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
FALSOSUZ
Hatasız, kusursuz. Hatasız, kusursuz bir biçimde.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
BİLLURUMSU
Billursu.
BURSLU
Burs alan, bursu olan, bursiyer.
ALABACAK
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
DÜZEY
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
BİLİNÇSİZLİK
Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk. Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk.
DİDİKLEMEK
Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak. Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak. Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak. Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak.
ÇİFTELİ
Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.
BURSSUZ
Burs almayan, bursu olmayan.
BOZAYI
Ayıgillerden, Avrupa ve Kuzey Asya'da sık ormanlarda yaşayan, uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 metre, kuyruğu 8 santimetre olan, tüyleri esmer kahverengi bir tür ayı (Ursus arctos).
ERİNÇSİZ
Erinci olmayan, tasalı, huzursuz, rahatsız.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.
BİLİNÇSİZ
Bilinci olmayan, şuursuz. Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz.
DÜZTABAN
Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
BOZUK
Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.