URGAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "urgan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. urgan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu urgan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde urgan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

URGANCILIK, URGANLAMAK

9 harfli kelimeler

URGANDERE

7 harfli kelimeler

URGANCI, URGANLI

5 harfli kelimeler

URGAN

Bazı kelimelerin anlamları

URGAN

Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılmış olan ince halat.

URGANCILIK

Urgancının yaptığı iş.

URGANDERE

Öküzleri dürtmek için yapılmış, ucu çivili değnek, öğendire.

URGANLI

Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

URGANLAMAK

Asmak, ipe çekmek.

URGANCI

Urgan yapan veya satan kimse.

  -   -   -  

Anlamında URGAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URGAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUTUMSUZLUK

Tutumsuz olma durumu, müsriflik, savurganlık.

KUYRUK

Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

GEĞREK

Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri.

SALMASTRA

Halat tellerinden saç gibi örülmüş olan ip. Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek bu yüzeyler arasına su, buhar veya yağların sızmasını önleyen urgan.

DOĞURGANLAŞMAK

Doğurgan duruma gelmek.

BÖBREK

Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

BOCURGAT

Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.

DİŞİ

Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

DOĞURGANLIK

Çok doğurma durumu, doğurgan olma durumu.

LEĞEN

Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap. Gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala.

BUYURGANLIK

Buyurgan olma durumu.

DOĞURGANLAŞMA

Doğurganlaşmak işi.

PİRZOLA

Kasaplık hayvanda omurganın iki yanındaki bölge. Bu bölgeden dilimler hâlinde çıkarılan kemikli et parçası, kotlet.

TUTUMSUZ

Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif.

VELUT

Doğurgan. Çok eser ortaya koyan, verimli.

DOĞURGANLAŞTIRMA

Doğurganlaştırmak işi.

İSRAF

Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

MİRASYEDİ

Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.

DOĞURGANLAŞTIRMAK

Doğurgan duruma getirmek.