Kelimeler arşivi içinde; başında "urgan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. urgan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu urgan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde urgan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
URGANCILIK, URGANLAMAK
URGANDERE
URGANCI, URGANLI
URGAN
URGAN
Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılmış olan ince halat.
URGANCILIK
Urgancının yaptığı iş.
URGANDERE
Öküzleri dürtmek için yapılmış, ucu çivili değnek, öğendire.
URGANLI
Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
URGANLAMAK
Asmak, ipe çekmek.
URGANCI
Urgan yapan veya satan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde URGAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUTUMSUZLUK
Tutumsuz olma durumu, müsriflik, savurganlık.
KUYRUK
Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.
GEĞREK
Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri.
SALMASTRA
Halat tellerinden saç gibi örülmüş olan ip. Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek bu yüzeyler arasına su, buhar veya yağların sızmasını önleyen urgan.
DOĞURGANLAŞMAK
Doğurgan duruma gelmek.
BÖBREK
Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
BOCURGAT
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.
DİŞİ
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).
DOĞURGANLIK
Çok doğurma durumu, doğurgan olma durumu.
LEĞEN
Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap. Gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala.
BUYURGANLIK
Buyurgan olma durumu.
DOĞURGANLAŞMA
Doğurganlaşmak işi.
PİRZOLA
Kasaplık hayvanda omurganın iki yanındaki bölge. Bu bölgeden dilimler hâlinde çıkarılan kemikli et parçası, kotlet.
TUTUMSUZ
Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif.
VELUT
Doğurgan. Çok eser ortaya koyan, verimli.
DOĞURGANLAŞTIRMA
Doğurganlaştırmak işi.
İSRAF
Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık.
BALBAL
Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.
MİRASYEDİ
Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
Doğurgan duruma getirmek.