Sonu UNSUZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "unsuz" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu unsuz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında unsuz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde unsuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DESTURUNSUZ

9 harfli kelimeler

KURŞUNSUZ, KUSKUNSUZ

8 harfli kelimeler

BOYUNSUZ, KANUNSUZ, SABUNSUZ, SORUNSUZ, UYGUNSUZ, MEYUNSUZ, ONGUNSUZ

7 harfli kelimeler

UZUNSUZ

6 harfli kelimeler

BUNSUZ

5 harfli kelimeler

UNSUZ

Bazı kelimelerin anlamları

UNSUZ

Doyumsuz.

KUSKUNSUZ

Kuskunu olmayan. Perişan, derbeder.

MEYUNSUZ

Arapça kökenli meyun+ T.+ suz: Ailevi durumu savaşa gitmeye engel teşkil etmeyen kimse.

KURŞUNSUZ

Kurşunu olmayan. Kurşun elementi içermeyen.

UZUNSUZ

Hasılı kelâm, kısacası.

BUNSUZ

Bu olmaksızın. Sıkıntısız.

BOYUNSUZ

Boynu olmayan.

KANUNSUZ

Yasası olmayan, yasasız. Yasaya aykırı.

SABUNSUZ

İçinde sabun bulunmayan. Sabun sürülmeden.

ONGUNSUZ

Geleceği parlak olmayan kişi.

SORUNSUZ

Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

DESTURUNSUZ

Destursuz, izinsiz.

UYGUNSUZ

Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

  -   -   -  

Anlamında UNSUZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UNSUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEZA

Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

MÜRTEKİP

Para, kazanç karşılığı olarak kötü, uygunsuz işler çeviren (kimse). Yiyici.

ÇAKOZLAMAK

Uygunsuz bir durumu fark etmek. Anlamak.

PANZER

İkinci Dünya Savaşı'nda Alman ordusunun kullandığı, günümüzde polisin kanunsuz sokak gösterileri gibi hareketleri bastırmak için yararlandığı, yüksek tekerlekli, zırhlı, hafif silahlarla donatılmış araç.

MİDESİZ

Yenmeyecek şeyleri yiyen. Uygunsuz tutum ve davranışlar içerisinde olan kadınları kabullenen erkek. Hiçbir şeyden tiksinmeyen, en iğrenilecek şeyler karşısında bile tiksinti duymayan.

GARİPSEMEK

Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek. Bir şeyi garip, tuhaf ve uygunsuz bulmak, alışamamak, yadırgamak.

YANILMAK

Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak. Sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak.

BATAKLIK

Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

BASILMAK

Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.

NAMÜNASİP

Uygunsuz.

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

DEVAMSIZ

Devam etmeyen, süreksiz. Uygunsuz davranışlarda bulunan. Okuluna düzenli bir biçimde devam etmeyen.

YAKIŞIKSIZ

Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).

PEŞKEŞ

Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey.

YAKIŞIKSIZLIK

Yakışık almayan davranış veya durum, uygunsuzluk.

KIRMIZIÇİZGİ

Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

KALTAK

Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü. İffetsiz, namussuz kadın. Kuskunsuz eyer.

KABAHAT

Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.

HALT

Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma. Uygun olmayan, beğenilmeyen şey. Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.