Kelimeler arşivi içinde; başında "umulma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. umulma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu umulma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde umulma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UMULMA
Umulmak durumu.
UMULMAK
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UMULMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜMULMAK
Umulmak.
ZUHURAT
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular.
KAMANMAK
Bunalmak, âciz kalmak. Şaşırmak. Yorulmak. Yıkılmak, düşmek, abanmak. Nazlanmak. Kapanmak, yumulmak. Direnmek, gitmemek : Araba yokuşa geldi kamandı. Yüzükoyun yere düşmek, yatmak. Alışmak, tutkun olmak. Sıkışmak, bunalmak.
KENDİGELEN
Umulmadık bir zamanda gelen ve gelişinden sevinç duyulan (kimse veya şey).
MAŞALLAH
"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".
BEKLENMEDİK
Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.
KAYTAZ
Hırsız. Dolandırıcı. Savsak, ihmalci. Kendinden umulmayan davranışlarda bulunan, kendini bilmez.
TÜREDİ
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı. Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan.
ŞAŞMAK
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek. Şaşırmak. Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek, veya yanılmamak.
YUMULMA
Yumulmak işi.
HÖDDÜ
Yaşından umulmayacak kadar akıllıca hareketler yapan, konuşan (çocuk).
DEĞMEDE
Umulmaz, inanılmaz anlamında kullanılır: Gelecek seneye ucuzluk olacak diyorlar, değmede. Galiba, herhalde, zannederim. Güya, sanki: Değmede ben bununla zengin mi olacağım?. Her yerde, gelişigüzel yerde. Kolay kolay, her zaman. Her ne zaman.
YOOĞ
Hayır, asla olmaz. Evet, gerçekten öyle: Yooğ didiğim gibi, ondan böyle şey umulmaz.
KAZA
İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.
YUMULGAN
Yumulmaya yetenekli, eğilimli. Sıkılgan. Başını bacakları arasına alarak oturan, yatan.
BEKLENMEZ
Beklenmeyen, umulmayan durumda olan.
DÜŞEŞ
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan ikisinin de altı benekli olan yanlarının üste gelmesi. Umulmayan iyi bir rastlama.
CÖDÜ
Gelişmemiş, büyümemiş. Yeni konuşmağa başlayan çocuk. Kendinden umulmayan sözlerle çevresindekileri şaşırtan çocuk. Gösterişsiz, çelimsiz.