UMMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "umma" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. umma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu umma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde umma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UMMA

Ummak işi.

UMMAN

Okyanus.

UMMAĞ

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Düş kırıklığı.

UMMAZCADAN

Habersizce.

UMMACI

Korku verici yaratık, hayalet.

UMMADIK

Yaptığı iş ve davranış kendisinden beklenmeyen (şey, kişi için): Ummadık taş baş yarar.

UMMAK

Bir şeyin olmasını istemek, beklemek. Sanmak, tahmin etmek.

UMMACA

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Düş kırıklığı. İmrendiği yemeği, nesneyi elde edememekten kimi organlarda şişme ile oluşan bir çeşit hastalık.

  -   -   -  

Anlamında UMMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UMMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIKI

Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

MÜSAMAHA

Hoşgörü. Görmezlikten gelme, göz yumma.

RİYAL

Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası. İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Yemen'de kullanılan para birimi.

BİDİ

Köpek, köpek yavrusu. Yumurta. Geveze. Deve yavrusu, bir aylık deve yavrusu. Göz yummaca. Ufak, yavru.

AYDINMAK

Sövmek, kötü kötü söylenmek. Darılmak. Nankörlük etmek. Kendi kendine söylenmek. Şikâyet etmek. Ummak, ümit etmek.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

UMULMAK

Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

TİFÜS

Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık, lekeli humma.

YUMDURMAK

Yummasını sağlamak.

UMDURMAK

Umma durumunu yaratmak, ummasını sağlamak.

YUMMA

Yummak işi.

TİFO

Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı, karahumma.

UMUT

Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.

OKYANUS

Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman.

SIĞINMAK

Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek. Güvenmek, yardım istemek ya da ummak. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak. Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek, iltica etmek.

HUMMALI

Humması olan. Sıkı, yoğun, hararetli.

TETANOS

İnsan ve hayvan vücuduna açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık, kazıklı humma.

AFEBRİL

Ateşi olmayan, ateşsiz, hummasız.