Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulanmak" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulanmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ulanmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SINIKLULANMAK, MUMUMSULANMAK
UYUNTULANMAK, KANIBULANMAK
BULGULANMAK, ZARKULANMAK, YANKULANMAK, YANGULANMAK, YAHTULANMAK, SAMSULANMAK, MAVRULANMAK, KUYTULANMAK, KUTLULANMAK, KUMSULANMAK, YUMRULANMAK, TORTULANMAK, KURGULANMAK, MUŞTULANMAK, KUŞKULANMAK, MUTLULANMAK, DOĞRULANMAK, COŞKULANMAK, BURGULANMAK, DUYGULANMAK, SORGULANMAK
PUSULANMAK, PUPULANMAK, KAPULANMAK, KOKULANMAK, KURULANMAK, TAPULANMAK, UĞRULANMAK, KUTULANMAK, DURULANMAK, KORULANMAK, KAYULANMAK, DUDULANMAK, BUĞULANMAK, ARZULANMAK, ARYULANMAK, UYGULANMAK
AZULANMAK, ARULANMAK, ULULANMAK
BULANMAK, SULANMAK, HULANMAK, DULANMAK, CULANMAK
ULANMAK
ULANMAK
Ulama işi yapılmak.
UYUNTULANMAK
İşi çok ağır yapmak. İşi ağır yapmak.
YUMRULANMAK
Yumru durumuna gelmek, yumru gibi olmak.
MUMUMSULANMAK
Mumlaşmak.
ZARKULANMAK
Şımarmak, nazlanmak.
SAMSULANMAK
Bilmemezlikten gelmek, bilmiyormuş gibi görünmek.
KUMSULANMAK
Yaltaklanmak, tezellül etmek.
YANKULANMAK
Aksisada çıkarmak, ses aksetmek.
KUYTULANMAK
Bir yere girip sığınmak.
YAHTULANMAK
Nurlanmak.
KANIBULANMAK
Çocuklar buluğa ermek.
KUTLULANMAK
Kutlu duruma gelmek.
SINIKLULANMAK
Kırılıp bükülmek.
BULGULANMAK
Bulgulama işine konu olmak.
MAVRULANMAK
Kendini büyük görmek, kibirlenmek.
YANGULANMAK
Yankılanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAMURLANMAK
Hamura bulanmak.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
GICIKLANMAK
Gıcık oluşmak. Kuşkulanmak, huylanmak. Cinsel istek uyanmak.
HUYLANMAK
Kuşkulanmak, işkillenmek, pirelenmek, tedirgin olmak. Hayvan, ürküp sinirlenmek.
DİNGİLDEMEK
Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.
BORNOZ
Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.
HİSLENMEK
Duygulanmak.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
KARIŞMAK
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.
COŞKULANMA
Coşkulanmak işi.
BUĞULANMA
Buğulanmak işi.
DUMANLANMAK
Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.
BULANMA
Bulanmak işi.
İÇLENMEK
İçli bitkiler tanelenmek, iç tutmak. Kimseye belli etmeden bir şeyi kendine dert etmek, duygulanmak.
DURULANMA
Durulanmak işi.
GÖLGELENMEK
Gölgeli duruma girmek. Buğulanmak. Değerinin bilinmesi engellenmek.
DUYGULANMA
Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.