Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uhun" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uhun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uhun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uhun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UHUN
Havlu.
BUHUN
Bel sözcüğüyle birlikte kullanılır: Bugün öyle hastayım ki belim buhunum kırıldı.
ABUHUN
Ahmak, budala, sersem, aptal.
Bu bölümde tanımı içerisinde UHUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
HULUL
Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.
İÇTENCİLİK
Ruhun gizli heyecanlarını anlatma yolunda olan edebiyat çığırı.
DİONYSOS
Yunan mitolojisinde Tanrı: Zeus ile Semele'nin oğlu; nereden geldiği kesin olarak bilinmiyor. Kimi Trakya'dan, kimi Anadolu'dan, Yunanistan'a geldiğini söyler, (bk. Euripides: "bakkar'lar") Bu Yunan Tanrısı, doğa yenileyicisi ve yaşamın simgesi olan şarap Tanrısı - Dionysos'un karşıtı Apollon Tanrısı olur. Dionysos'un simgesi Anlos'dur (nefesli alet). Apollon'un simgesi Lyro'dır (telli alet). Bu iki Tanrıdan gelen karşıtlı sanat akımları üzerinde Nietsche'nin tiyatro için çok önemli olan bir kitabı vardır: "Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musik" (Müziğin ruhundan tragedyanın doğuşu).
BİLİNÇDIŞI
İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü. Bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan. Bilincin dışında geçen eylem ve etkinliklere verilen ad.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.
SICAKLIK
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
AYIRTSAMA
Söze güzellik katmak için iki nesne arasındaki ayrılığı belirtme sanatı. Ör. / Ruhunla mihr-i âlem-taba kimdir söyleyen birdir / O ecsama senin ruhsarın ervaha müessirdir.
İSPRİTİZMA
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ÖZTİN
Ruhun özü.
DEHRİ
Dünyanın sonsuzluğuna, ruhun bedenle birlikte öldüğüne inanan kimse. Çok bilgili kimse.
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
İSPRİTİZMACILIK
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
RUHGÖÇÜ
Ölen birinin ruhunun başka bir varlığa göçtüğü ve yaşamasını onda sürdürdüğü inancı.
FERİCAN
Can aydınlığı, ruhun ışığı.
STOACILIK
Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.
SÜHÜNET
Arapça kökenli sühûnet: suhunet; sıcaklık.
TİN
Ruh. Birtakım fizik ötesi kurucularının, gerçeği ve evreni açıklamak için her şeyin özü, temeli veya yapıcısı olarak benimsedikleri madde dışı varlık. Sincap. Dokuma tezgâhlarında çözgü unutularak dışarda kalmış tek ilmek. Sağlam vücutlu. 1.Ruh. 2.Can. Bir şeyin tepesi. Tel: Çorabımın tini kaçmış. İlmik. Su ve benzerleri lerinde soğukluk, keskinlik, sertlik: Koy suyun tini kırılsın. (Jung) Ruhun bilinçaltı ile haberleşen yönü. Dokuma tezgahlarmdaki ana ipler. (Körküler Yalvaç Isparta). Can. Ruh, can. Tepe, zirve.