Kelimeler arşivi içinde; başında "ufak" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. ufak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ufak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ufak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UFAKÖLÇEKTE
UFAKLAMAK
UFAKLIK, UFAKTAN
UFAKÇA, UFAKLI
UFAK
UFAK
Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.
UFAKLAMAK
Ufaltmak.
UFAKÇA
Oldukça ufak, ufarak.
UFAKLI
İçinde ufak taneler, taş parçaları bulunan: Bu fasulye çok ufaklı.
UFAKTAN
Ufak yapılı: Ufaktan bir oğlan çocuğu.
UFAKÖLÇEKTE
Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin.
UFAKLIK
Ufak olma durumu. Bit. Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü. Bozuk para. Küçük çocuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde UFAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CÜSSESİZ
İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).
BENEKLİ
Ufak lekeleri bulunan.
BIZDIK
Ufak çocuk.
ÇIRPINTILI
Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
ÇOBANALDATAN
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).
ÇİZİNTİ
Ufak sıyrık. Bir yazıda üzeri çizilen yer.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
CURA
Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
BÜTÜNLEMEK
Eksiksiz duruma getirmek, tamamlamak. Ufak, bozuk paraları büyük para durumuna getirmek.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
ÇİVİ
İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.