Sonu UDUM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "udum" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu udum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında udum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde udum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UDUM

Yetenek, el uzluğu. Yudum. Yetenek, beceri.

BABAKUDUM

Uğursuz adam.

YUDUM

Sıvı içiminde ağza alınan miktar.

UMUDUM

Erzurum kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında UDUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UDUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HÖRPÜM

Yudum.

HÖRPLEK

Yudum.

ÇİLTİM

Küçük üzüm salkımı. Parça, yudum (yiyecek) (Mucur).

YUDUMLANMAK

Yudumlama işi yapılmak.

GESİ

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey. Elbise. Çamaşır : Bugün gesileri yudum. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Kayseri ilinde, Gezi bucağına bağlı bir bölge.

ENDİRTLEMEK

İneği sağmadan önce, sütü gelsin diye danasına bir iki yudum emdirtmek.

BANIÇ

Lokma, ekmek parçası. Yudum.

YUDUMLANMA

Yudumlanmak işi.

HÖPÜLETMEK

Suyu yudum yudum içmek.

CELGİ

Bir ip dolusu (çamaşır hakkında): Bir celgi yunah yudum.

BANIM

Lokma, ekmek parçası. Sulu yemek, sulu katık. Yudum. Az kalmış yemek. Sütün kaymağı. Bir lokmalık.

HAPICIK

Çocuk dilinde bir lokma, bir yudum.

DAMZIM

Yudum.

YUDUMLAMA

Yudumlamak işi.

HÖPÜRDÜM

Yudum.

YUDUMLAMAK

Yudum yudum içmek, acele etmeden yavaş yavaş içmek.

ÇİMAK

Sarışın mavi veya yeşil gözlü, çilli insan. Bembeyaz: Çamaşırı yudum çimak oldu. Ekşi.

FIRT

Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktar.

DELİBAŞŞERİDİ

Arakonakçı olarak kullandığı koyunla sığırda delibaş hastalığını meydana getiren ve ergin evrede köpeklerin ince bağırsak asalağı olarak yaşayan, armudumsu başlı yassı solucan.

İÇİM

İçme işi, içiş. Bir yudumda içilecek miktarda olan. Bir şey içilirken alınan tat.