Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tıpatıp" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tıpatıp ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tıpatıp olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tıpatıp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TIPATIP
TIPATIP
Tastamam, eksiksiz, tamamen, her bakımdan uygun, birbirinin aynı bir biçimde, tıpkısının aynısı, aynısının tıpkısı, tıpkı tıpkısına, tıpkısı tıpkısına.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIPATIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HIRPADANA
Tıpatıp.
KİPGELMEK
Tıpatıp, uygun gelmek.
MAZAMAZ
Vefasız : Güzel kızlar mazamazdır. Tastamam, tıpatıp.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
KİPPEDEK
Tıpatıp, tamtamına uygun : Saat, kabının içine kippedek girdi.
KOLDAMİ
Tıpatıp.
KİPİ
Uygun, tıpatıp gelen. Şık, zarif, biçimli. Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç. Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası.
KİPEKİP
Uygun, tıpatıp gelen.
KİRP
Uygun, tıpatıp gelen.
TASTAMAM
Çok uygun, tıpatıp. Bütünüyle, tamamıyla.
DIRDIVRAK
Uygun, tıpatıp: Ayakkabı ayağıma dırdıvrak oldu.
HIRPADAK
Tıpatıp: Kapak küpün ağzına hırpadak geldi ve oturdu.
KINIKININA
Tastamam, tıpatıp.
KİP
Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
TIPKI
Bir şeyin eşi, benzeri, aynı. Tıpatıp, tamamıyla.
KAPAZLAMAK
Hiç aralık bırakmadan bir şey başka bir şeye tıpatıp uymak : Bu kapak bu sahanı iyi kapazladı.
MUDAMIK
Tıpatıp, uygun : Bir elbise diktirdim, üzerime mudamık geldi.
MISMITIL
Büsbütün, tümüyle. Benzeri, tıpkısı. Doğru. Tıpatıp, eşiti, benzeri.
MİSMİTİL
Tıpatıp, tam benzeri : Mismitil benziyor.
HIRPAHIRP
Tıpatıp.