TIKAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tıkama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tıkama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tıkama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tıkama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TIKAMA

Tıkamak işi.

TIKAMAK

Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak. Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek.

TIKAMALI

Tıkaması olan, tıkaçlı.

  -   -   -  

Anlamında TIKAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIKAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAKROANJİYOPATİ

Büyük çaplı kan damarlarında kan pıhtısı veya yağ damlacıklarının damar duvarını tıkaması ve dolaşımı engellemesiyle belirgin damar bozukluğu.

KAPAMAK

Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

DIHAMAK

Tıkamak.

DIKAMAK

Kapatmak, tıkamak. Birinin lafını ağzında bırakmak: Söylediğim lafı dıkayıverdi.

IZGARA

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

BOCİÇ

Peynir teknelerinin dibindeki deliği tıkamakta kullanılan ağaç çivi, tıkaç.

GOLLATMAK

Havuz ve benzerleri su toplama yerlerinin, su depolamak maksadıyla tahliye deliğini tıkamak.

AGAMUM

Arıların kovanlardaki aralıkları tıkamak için dışarıdan taşıdıkları maddeler.

TIKAÇ

Herhangi bir şeyin delik veya ağzını tıkamaya yarayan nesne.

DUTMAÇ

İnce ince kesilen hamurdan yapılmış çorba. Ufak ufak kesilmiş hamur suda haşlandıktan sonra pişmiş mercimek ve sarımsaklı yoğurtla karıştırılarak yapılan yemek. Döğmeden yapılmış yemek. Çok yağlı ya da tatlı olan yiyecek tıkamak. Erişte çorbası. (Yenikent Aksaray Niğde).

BEKİTMEK

Kapamak, tıkamak.

BERKETMEK

Kapatmak, tıkamak, örtmek. Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak.

BOÇRİ

Su yalaklarının deliğini tıkamaya yarayan çivi.

ÇALLUMAK

Çağında bulunduğu adama yemekten önce meyve ve benzerleri şeyler vererek tıkamak.

TIKANMAK

Tıkama işine konu olmak. Soluk alamamak, soluğu kesilmek. İştahı kalmayıp yemek yiyememek.

TIKATMAK

Tıkama işini yaptırmak.

BEGETMEK

Kapatmak, tıkamak, örtmek.

TIKAÇLAMAK

Tıkaçla tıkamak.

TAPA

Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç, tıpa. Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık.

BISTIRMAK

Kapamak, tıkamak.