Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tüpçü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tüpçü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tüpçü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tüpçü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TÜPÇÜ
TÜPÇÜ
Tüp gaz satan veya dağıtan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜPÇÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİNEİN
Sillerin çift olarak bulunan çevresel mikrotüpçüklerinin (A ve B ipliği) küçük ve merkeze dönük (A ipliği) olanından uzanan ve proteinden oluşan iki çıkıntıya verilen ad. İki çıkıntıdan içtekine iç kol, dıştakine dış kol denir ve yan yana gelen çiftler arasında dineinler ile köprüler kurularak ve kurulan köprüler koparılarak kayma hareketi ile silin hareketi sağlanır. Sil ve flagellaların yapısında yer alan kasılmada görevli bir protein.
METANEFRİDYUM
Söloma açılan boşaltım tüpçükleri. Sölom boşluğuna açılan boşaltım tüpçükleri.
KİRPİK
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.
FİKOPLAST
Chlorophyceae sınıfına giren yeşil alglerde, hücre bölünmesinde, çekirdek bölünme düzlemine paralel olarak gelişen mikrotüpçük sistemi.
NEKSİN
Kamçılarda ve sillerde yan yana gelen mikrotüpçükleri birleştiren protein.
KİNETOKOR
Kromozomun sentromeri içinde bulunan, mayoz ve mitozda yardımcı bazı proteinlerle iğ mikrotüpçüklerine bağlanan, yoğun boyanan özelleşmiş bölge.
AKSOPOT
Protozoonların iskelet yapısı. 2.Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları. Protozoonların iskelet yapısı. Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları.
OKLÜZYON
Bir kanal ya da tüpçüğü tıkama. Kapanma, daralma, tıkanma. Ağız kapandığı zaman dişlerin kavuşması hâli. Bir gazla bir metal arasında veya bir çökeltiyle eriyebilen madde arasında moleküler yapışmanın bulunması hâli.
AKSONEMA
Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.
KİRPİKLER
Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.
MİKROTÜBÜLÜS
Mikrotüpçük.
MİKROTÜPÇÜK
Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. Kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. Akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein.
ASTER
Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği. Hücre bölünmesi sırasında görülen ve sentriyolden dışa uzanan yıldız şeklindeki mikrotüpçük sistemi. Yıldız.
NÖROTÜPÇÜKLER
Nöronun aksonu boyunca uzanan ve ancak elektron mikroskobu ile görülebilen 200-300 Angström çapında mikrotüpçükler.
SENTRİYOL
Hayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organeller. Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. Bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar.
MİKROTÜBÜL
Ökaryot hücrelerde, hücre iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sililer de ise sillerin yapısına katılan içi boş tüpçükler. Mikrotüpçük.
SENTROMER
Kromozom üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge. Kromozom içinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge. Kromozomda kromonema çiftini birincil boğum içerisinde tutan yuvarlağımsı oluşum. Mikrotüpçükler aracılığıyla kromozom (birinci mayoz bölünmede) veya kromatitlerin (mitoz ve ikinci mayoz bölünmede) kutuplara çekilmesine yararlar. Kromozomun çalışmasını kontrol eden ve iğ ipliklerine bağlantı yerleri olan ve kromozomun kollarının birleştiği yerde bulunan renksiz bir bölge.
TELOFAZ
Hücre bölünmesinde karyokinezin son safhası olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filâmentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplâzma bölünmesinin olacağı safha. Hücre bölünmesinde karyokinezin son evresi olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı evre. Hücre bölünmelerinin mitoz ve mayoz bölünme evrelerinde kromozomların karşı kutuplara çekilmesi, sitoplazmanın bölünmesi ve kromozomların matrikslerini kaybetmesinin gerçekleştiği yumak görünüşlü son evresi. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin dördüncü ve son safhası; kromozomların kutuplarda toplanması, aster ve iğ ipliklerinin kaybolması, çekirdek zarının oluşması, sitoplâzmanın ortadan ikiye ayrılması.
KİNEZİN
Sitoplâzmada, ATP kullanarak mikrotüpçükler üzerinde kesecik ya da partikül taşıyan motor protein.
ÖKARYOTLAR
Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden ya da hücrelerden oluşan, DNA ile histonların bir araya gelerek kromozomlan oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplâst, Golgi kompleksi, endoplâzmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre iskeletine sahip canlılara verilen genel ad. Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden veya hücrelerden oluşan DNA'yla histonların bir araya gelerek kromozomları oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre yapısına sahip canlılara verilen genel ad.