TÜMCE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tümce" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tümce ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tümce ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tümce olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TÜMCE

Cümle.

TÜMCELEME

Bir oyuncunun noktalama işaretlerini, durak yerlerini ve sözcük renklerini belirterek konuşması. Bir oyuncunun sözlerini iyi duyurup, noktalama işaretlerini ve durak yerlerini yerli yerince belirtmesi.

TÜMCECİK

Ölçek ya da ölçer sınarı olarak kullanılan ve kendi başına bir anlam taşıyan tümce parçası.

  -   -   -  

Anlamında TÜMCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜMCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKERLİK

Bir kelimenin veya sesin ilgili bulunduğu başka bir kelimeyi veya sesi kendi şekline yakın bir şekle sokması yolundaki özümleme. Yuvarlak açınıkların düz olanları yuvarlaklaştırmasma DUDAK ÇEKERLİĞİ (At. labiale) denir: Bir kelimenin öbür'de -bür olması gibi Başka dillerde ayrı olması gerekirken bazen uyrumlu tümcelerin fiil kipleri ve zamanlan baştümcedeki kipin veya zamanın çekerliğine kapılarak onların şeklini alırlar (KİP ve ZAMAN ÇEKERLİĞİ, At. modale et temporelle). Aynı çekerlik kendini isini cinslerinde ve hallerinde de gösterebilir (CİNS ve HAL ÇEKERİĞİ, At. du genre et du cas).

ARIKSAYIŞ

Anlamca güçlü bir sözün yerine karşıtını ya da olumsuzunu kullanmakla yapılan bir anlatma biçimi. "Bu güzelmiş" diyecek yerde, "Bu yazı hiç fena değilmiş", tümcesini kullanmak gibi.

KAPALICA

Düşünceyi açık ve seçik anlatamayan (tümce, söz).

MORE

Yabançileği. Gölge ve ortaoyunlarında Arnavut'un hemen her tümceye eklediği sözcük. Arnavut'un söylediği her tümceye eklediği sözcük.

ÇÖZÜMLEME

Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

COBOL

Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, İngilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

CAYMACA

Tümcede, başlamış bulunan bir kuruluşu bırakıp, sözü başka bir kuruluşla bitirme oyunu.

KOŞKU

Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).

DEMELİ

Her tümcenin başına demeli ekleyen gölge oyunu tipi. Her sözün başına "demeli" ekleyen tip. Canlı, cansız karşıt varlıkları konuşturma yolu ile oluşturulan koşuk (yer ile gök, kız ile gelin, yaz ile kış gibileri en çok kullanılan konulardır. Her dörtlüğün başında, söz kimde ise belli edilir: "Kız der ki", "Gelin der ki" gibi).

FISILDAYICI

Oyun çalışmaları ve gösteri sırasında sahnenin seyirciye görünmeyen uygun bir yerinden, betiği izleyerek unutulan tümce başlanın fısıldayarak oyuncuya anımsatan görevli.

AMAÇLIK

"Seni görmeğe geldim" sözündeki "görmek" bir AMAÇLIK MASTAR (Infinitif final), -e takısı AMAÇLIK TAKI ve "haberiniz olsun diye söylüyorum" cümlesinde ise "Haberiniz olsun" tümcesi bir AMAÇLIK TÜMCE (Proposition finale), "diye" bağlacı da bir AMAÇLIK BAĞLAÇ (Conjonction finale) dir.

FASİ

Üzüm kabuğu. Eski yazında, seçili kısa tümcelerden oluşan anlatım.

BİTİŞİKLİ

Osmanlı abecesine göre bitişik harfle yazılan (dize, tümce). Karşıtı bk. kesikli.

CÜMLE

Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.

BAĞLAÇSIZLIK

Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".

HAZİF

Eski yazında noktasız harflerle dize ve tümce kurma.

AYRIŞTIRICI

Bir tümceyi, dilin biçimbilgisi, sözdizimi, gerekirse anlambilgisi kurallarına göre, basamak basamak işlevsel öğelerine ayırmak amacını güden bir algoritma ya da bilgisayar izlencesi.

FOŞGEYA

Ermeni Ayvaz'ı Vanlı şivesi ile konuşurken her tümceye bir foşgeya, ekler. Karagöz oyunu tiplerinden biri olan Ayvaz, Doğu illerinden geldiği için Vanlı Ermeni şivesi ile konuşur ve her tümceye bir "foşgeya" ekler.

BAĞLANI

Tümcelerin, bağlaçlarla birbirine bağlanması.

MENKUT

Eski yazıda, sözcüklerinin bütün harfleri noktalı olan (dize, tümce, yazı), bk. mucem 1.