Kelimeler arşivi içinde; sonunda "törpü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu törpü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında törpü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde törpü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TÖRPÜ
TÖRPÜ
Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÖRPÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KERDA
Üç köşeli törpü, eye.
TÖRPÜLETMEK
Törpüleme işini yaptırmak.
DÖRPÜ
Kalın dişli büyük eğe. Marangozların tahtaları düzeltmekte kullandıkları ele gelen kısmı düzgün ağaç, uç kısmı pürtüklü demirden oluşan araç. (Maraş). Törpü.
HÖRGÜÇKAYA
Buzulların geçmesi sırasında, sivri yerleri törpülenerek yassılaşmış ve küt bir biçim kazanmış yerli kayalar.
TÖRPÜSÜZ
Törpülenmemiş.
TÖRPÜLEME
Törpülemek işi.
SIÇANKUYRUĞU
Delikleri genişletmek için kullanılan konik ve uzun bir törpü türü.
RASPA
Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.
TÖRPÜLETME
Törpületmek işi.
TALAŞ
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü ve benzerleri araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar. 1.Mısır koçanlarının dış kabukları. 2.Durgun suların üstünde toplanan yosunlu katman. 3.Kamış. Şişman kişi : Talaş adam kendini çekemiyor. Üzüntü, kuruntu. Kabağın çekirdekli iç bölümü. Telaş, endişe. Gösteri alanını gösteri sırasında çabucak temizlemekte kullanılan talaş.
TÖRPÜLÜ
Törpülenmiş.
TAŞLAMAK
Taş atmak, taşa tutmak. Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak. Taş ve benzerleri nesnelerle kumaşı beyazlatmak veya parlatmak. Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak. Taş döşemek. Üstü kapalı, iğneleyici söz söylemek. 1.Birini kötülemek, arkasından atıp tutmak. 2.Göz koymak, nişan koymak : Ali'nin kızını taşlamaya başlamışlar. 3.Laf atmak. At yürürken tırnağı taşa çarpmak. Gebe hayvan yavrusunu düşürmek.
TÖRPÜLENME
Törpülenmek işi.
TÖRPÜLENMEK
Törpüleme işi yapılmak.
İYEĞ
Törpü, eğe.
ÇİVİKIRCAK
Yeni yapılan ayakkabılarda, ayakkabıların içinde uçları çıkmış olan ağaç çivileri törpülemekte kullanılan demir araç. (Senirkent Isparta).
EYME
Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
İÇRASMASI
Ayakkabıların içini törpülemekte kullanılan araç. (Gerze Sinop).
KERDAH
Üç köşeli törpü, eye. Yapağı ve keçi kıllarındaki kepek, konak. Keçi kılının ip yapmaya elverişli olmayan kısmı.
TÖRPÜLEMEK
Törpü ile düzeltmek. Sivri noktalarını gidermek. İnceltmek, terbiye etmek.