Kelimeler arşivi içinde; başında "tuttuk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. tuttuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tuttuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tuttuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TUTTUK
TUTTUK
Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTTUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SESBİLİM
Sözlü dildeki seslerin fizik ve fizyoloji bakımından meydana gelişlerini ve uğradıkları değişiklikleri inceliyen bilim kolu. Sesbilim, belli bir zamanı veya zamanlar süresini göz önünde tuttuğuna göre BETİMLI veya DURALI (Descriptive ou statique), ve EVRİMLİ veya TARİHSEL Evolutive ou historique) diye vasıflanır. DENEYLİ SESBİLİM (Ph. expérimentale) sesleri aygıtlar kullanarak inceler. İfade içinde tuttukları yer veya oynadıkları rol dolayısıyla kelimelerin uğradıkları değişiklikleri inceliyen çeşide CÜMLE veya DİZİMLEME SESBİLİMİ (Ph. de la phrase ou syntactique) denir. Konuşurken çıkarılan sesleri inceleyen ve bunların söz konusu dilde doğru çıkışını öğreten bilim dalı.
ENDELİS
Bir çeşit fidan elde etme biçimi (gül, limon ve benzerleri ağaçların dallarından biri ortasından toprağa gömülür, kök tuttuktan sonra kesilerek ağaçtan ayrılır).
PERHİZ
Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.
KISAÇ
Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa gibi bir araç. Demirci ocağındaki kızgın demiri tutmaya ya da iletmeye yarayan uzun kollu kerpeten. Kıskaç, kerpeten. Çankırı ilinde, Çerkeş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı şehri, Orta ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
MERAV
Bahçecilerin yazın kirayla tuttukları, suyu bahçelere sırayla ve düzenle dağıtan kimse. Köylerde su ve sulama işlerine bakan görevli kimse (Çayağzı).
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
KISKAÇ
Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.
GARSONİYER
Bazı erkeklerin, evlilik dışı ilişkiler için kendi konutlarından ayrı olarak tuttukları özel konut.
IŞINIRLIK
Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Yüzey birlimi başına ışıyan ışık akısı. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Bazı özdeklerin, Röntgen ışınları, morötesi ışınları gibi bazı dalga uzunluklarından erke alması, bunu çok kısa süre tuttuktan sonra başka bir dalga uzunluğunda (görülebilir ışık olarak) yayabilmesi özelliği.
KEŞKÜL
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı. Üstüne, dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara.