Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tutacak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tutacak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tutacak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tutacak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TUTACAK
TUTACAK
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DELGİÇ
Ucu sivri demirli, ağaçtan tutacak yeri olan ve tütün dikmeye yarayan araç.
ELCEK
Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
ISKIRTMAK
Savuşmak, kaçmak: Baktım beni işe tutacak hemen oradan ıskırttım. Çalmak.
GILDIVAY
Tırpanların sapında bulunan tutacak yer: Tırpanın gıldıvayı kırılmış.
GEDİR
Bağ çubuklarını çoğaltmak için toprağa daldırılarak fidelenen dal. Yok olan bir şeyin yerini tutacak olan nesne. Arapça kökenli gadr/kadir: gadr / kadir; Kadir.
KUŞKANA
Tencere. İki yanında tutacak yeri bulunan büyük tencere.
PATAT
Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Tezgâhta gücüleri oynatmaya yarayan tahta araç. Çok eskimiş giysi, kumaş parçası. Kumaş parçalarından yapılmış tutacak. Yünden, pamuk ipliğinden örülmüş terlik, patik. Fırın silmek için kullanılan, sopanın ucuna bağlanmış paçavra. Tandıra ekmek yapıştırmak için kullanılan araç. Eski kumaş parçası, paçavra.
DUDCAG
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
DUTAH
Tencere tutacağı. Bulaşık yıkama bezi. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Eski türkçe tutyak: tutak; elcek; sabanın tutacak yeri. Tutak.
KURBAĞACIK
Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. Ayarlanabilir somun anahtarı. Küçük İngiliz anahtarı. Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist.
TUTAK
Bir şeyin tutulacak yeri. Tutacak. Rehine. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. Kabza.
DUTAMIK
Tutacak şey.
DUDDURCAK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
TUTAÇ
Laboratuvar maşası. Tutacak.
GALTAVLAMA
Galvanizleme işlemindeki kaplamadan sonra, ana metal ile tam olarak alaşımlanması için, kaplama metalini, erimiş durumda tutacak sıcaklıkta ısıtma, (galvanizleme + tavlama).
DUCCAK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
İSPANYOLET
Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü.
DUTAK
Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.
DUDCEK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.
DUDACAK
Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.