TUTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tuta" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. tuta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tuta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tuta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TUTARSIZLAŞMAK

13 harfli kelimeler

TUTARSIZLAŞMA

12 harfli kelimeler

TUTANAKÇILIK

11 harfli kelimeler

TUTARSIZLIK

10 harfli kelimeler

TUTABİLMEK, TUTARSIZCA, TUTAMAKSIZ, TUTARLILIK, TUTAMLAMAK

9 harfli kelimeler

TUTABİLME, TUTAMAKLI, TUTAMAÇLI, TUTAMLAMA, TUTANAKÇI, TUTARIKLI

8 harfli kelimeler

TUTARLIK, TUTARSIZ, TUTAMLIK

7 harfli kelimeler

TUTANKA, TUTALAK, TUTARLI, TUTALGA, TUTARIK, TUTAĞAÇ, TUTARGA, TUTARCA, TUTARAK, TUTACAK, TUTALĞA, TUTALIK, TUTANAK, TUTAMAK, TUTAMAÇ, TUTAMIK, TUTAMAH

6 harfli kelimeler

TUTAYA, TUTASI, TUTARI

5 harfli kelimeler

TUTAK, TUTAJ, TUTAH, TUTAÇ, TUTAR, TUTAŞ, TUTAM

4 harfli kelimeler

TUTA

Bazı kelimelerin anlamları

TUTA

1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama.

TUTARLILIK

Tutarlı olma durumu, insicamlılık.

TUTARIKLI

Saralı.

TUTARSIZLIK

Tutarsız olma durumu, insicamsızlık.

TUTAMAÇLI

Tutamacı olan.

TUTAMLAMAK

Bir tutam almak.

TUTANAKÇILIK

Tutanakçının yaptığı iş.

TUTANAKÇI

Tutanağı düzenleyen kimse.

TUTARSIZCA

Tutarsız bir biçimde.

TUTARSIZLAŞMAK

Tutarsız duruma gelmek.

TUTAMAKSIZ

Tutunacak, dayanacak, güvenecek şeyi olmayan.

TUTABİLME

Tutabilmek işi.

TUTARSIZLAŞMA

Tutarsızlaşmak durumu.

TUTAMAKLI

1.Çevrimli, tutumlu. 2.Eli işe yatkın, becerikli. Eli işe yatkın, becerikli. Temiz, tutumlu.

TUTABİLMEK

Tutma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TUTAMLAMA

Tutamlamak işi.

  -   -   -  

Anlamında TUTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEDEL

Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ÇAKIRCI

Kuş avında çakırdoğanı tutan kimse.

BOPLUK

Bop tutarında olma.

AĞCI

Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.

ÇALYAKA

Yakasına yapışıp sıkıca tutarak.

BENCİL

Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist. Bencilik öğretisine inanan.

ASORTİ

Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve biçimde olan (giysi).

BAĞDAŞMAZ

Uyuşmaz, tutarsız.

BAĞDAŞIM

Tutarlık, tutarlılık, insicam.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

CERİDE

Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.

CEBİR

Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BEYYİNE

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

BALIKÇI

Balık tutan ya da satan kimse.

BAREM

Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.