Kelimeler arşivi içinde; başında "tulumba" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tulumba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tulumba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tulumba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TULUMBA
Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç.
TULUMBACILIK
Tulumbacı olma durumu.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde TULUMBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIRTLAMUK
Kendini beğenmiş. Tulumba.
ELECİK
Bağevi, kulübe. Çocukların yaptıkları oyuncak ev. Tulumba kolu. Ankara ilinde, Akyurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta ili, Aksu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DAPINCAK
Kuyu tulumbası. 2 bk. dapındırık. Bir tarafına kova, bir tarafına taş bağlı ve ortadan destekli kuyudan su çekmeye yarayan ağaçtan kaldıraç.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
FISKAMAK
Suyu tulumbadan fışkırtmak.
MOTOPOMP
Motorlu tulumba.
ŞURUTUN
Oyuncak tulumba, fışkırtaç.
FISKIRIK
Su fışkırtan oyuncak tulumba.
ZIKKALAMAK
Kargatulumba edip yere vurmak.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
TAPINDIRIK
1.Sığırın kaçmaması için boynuyla bacakları arasına bağlanan, bir ucu yerde sürünen sırık : Yabana hayvan kaçar, birkaç gün tapındırık yapalım. 2.Atın başını yukarı kaldırmaması için başından ön ayaklarına bağlanan kayış. 1.İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. 2.Tulumba.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
AMYOT
Tulumbanın piston kolunu sıkıştıran kapağın altına sarılan yağlı ve kalınca ip.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
TIKILCUK
Tulumba tatlısı.
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.