Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tulu" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tulu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tulu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tulu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HOMURTULU, KURUNTULU, VURUNTULU
UĞULTULU, UYUNTULU
MUŞTULU, TORTULU, GORTULU, GUTTULU, YAHTULU
KUTULU, TUTULU
TULU
TULU
Güneşin doğması, doğuşu.
MUŞTULU
Muştusu olan, müjdeli.
KURUNTULU
Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, vesveseli, mütevehhim.
GORTULU
Kortulu (köy).
HOMURTULU
Homurtusu olan. Homurdanarak.
YAHTULU
Işıklı, nurlu, ziyadar, münevver, parlak. Tatlı, güzel.
TUTULU
Tutulmuş. Tutu olarak alınmış, ipotekli.
UĞULTULU
Uğultusu olan, uğultu çıkaran.
UYUNTULU
Kişiliksiz, onun bunun ardına takılan, serseri, tembel, uyuşuk (insan ve hayvan için).
KUTULU
Kutusu olan.
VURUNTULU
Düzensiz bir biçimde çalışan (motor).
TORTULU
Tortusu olan.
GUTTULU
Köpek yavrusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TULU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
İPOTEKLİ
Tutulu.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
BİBER
Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.
DOĞAÇLAMAK
Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek. Bir metne dayanmadan içe doğduğu gibi konuşmak ve oynamak, tuluat yapmak. O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek.
GÜRGEN
Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç, karagürgen (Carpinus betulus). Bu ağaçtan yapılmış.
GELENEK
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
EKLİPTİK
Tutulum.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
HALAS
Bir yerden, bir şeyden kurtulma, kurtuluş.
DOĞAÇLAMA
Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.
GÖRE
Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
EVHAMLI
Kuruntulu.
İÇİN
Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
IHLAMUR
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia). Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek. Bu ağacın güzel kokulu çiçeği.
FELAH
Kurtuluş, selamet, onma.