Sonu TRİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tri" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

HEMOGLOBİNOMETRİ, KRONOAMPEROMETRİ

15 harfli kelimeler

ABSORBSİYOMETRİ, TERMOGRAVİMETRİ

14 harfli kelimeler

POTANSİYOMETRİ, İNTERFEROMETRİ, KOMPLEKSİMETRİ

13 harfli kelimeler

STOİKİYOMETRİ, SİTOFOTOMETRİ, HEMOSİTOMETRİ

12 harfli kelimeler

MEGALOGASTRİ, TRİGONOMETRİ, STOKİYOMETRİ, FOSFORİMETRİ, GALVANOMETRİ, SAKKARİMETRİ, TAKSONOMETRİ, TANSİYOMETRİ, HİSTEROMETRİ, TÜRBİDİMETRİ

11 harfli kelimeler

POLİSİMETRİ, RODANOMETRİ, NEFELOMETRİ, ALKALİMETRİ, LUMİNOMETRİ, ŞELATOMETRİ, SAKARİMETRİ, POLARİMETRİ, KOLORİMETRİ, KALORİMETRİ

10 harfli kelimeler

VOLTAMETRİ, PELVİMETRİ, ÜRİNOMETRİ, NESTİYATRİ, EKONOMETRİ, TİTRİMETRİ, KLOROMETRİ, İYODOMETRİ, TERMOMETRİ, HİGROMETRİ, PSİKİYATRİ, SKOPOMETRİ, PSİKOMETRİ, FLOROMETRİ, FLORİMETRİ, RADYOMETRİ, ARKEOMETRİ

9 harfli kelimeler

PİROMETRİ, GAZOMETRİ, FOTOMETRİ, TONOMETRİ, OPTİMETRİ, BATİMETRİ, TELEMETRİ

8 harfli kelimeler

ASİMETRİ, PEDİATRİ, DİYOPTRİ, ENDÜSTRİ, GEOMETRİ, GERİATRİ, İZOMETRİ

7 harfli kelimeler

ANARTRİ, KOKETRİ, SİMETRİ, SALUTRİ, GAYATRİ

6 harfli kelimeler

FRATRİ, GANTRİ, ROPTRİ

5 harfli kelimeler

DOTRİ, FİTRİ, TETRİ, FITRİ

4 harfli kelimeler

ITRİ

3 harfli kelimeler

TRİ

Bazı kelimelerin anlamları

TRİ

" Üç " sayısını belirten ön ek. Üç. Üçlü. Üç defa.

MEGALOGASTRİ

Mide genişlemesi.

HEMOGLOBİNOMETRİ

Kandaki hemoglobin miktarının belirlenmesi işlemi.

KRONOAMPEROMETRİ

Çalışma elektrot potansiyelinin ani olarak değiştirilip uygulanan sabit potansiyelde (normal polorografide plato bölgesi) akım değişiminin zamana karşı ölçüldüğü ve akım-zaman ilişkisinin gözlendiği bir elektroanalitik teknik. Ölçümler milisaniye mertebesinde yapılır. Kinetik amaçlı kullanılır.

POTANSİYOMETRİ

Çözeltiye daldırılan iki elektrotla çözeltide meydana getirilen pilin potansiyelinin ölçüldüğü yöntem.

TRİGONOMETRİ

Üçgenleri hesaplamayı konu edinen matematik kolu, müsellesat.

TERMOGRAVİMETRİ

Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.

İNTERFEROMETRİ

Girişim ölçme.

KOMPLEKSİMETRİ

Az ayrışan bir çözünür kompleks oluşturan bir maddenin titrasyonu veya bu maddeyle titrasyon.

GALVANOMETRİ

Elektrik akımının ölçümü.

HEMOSİTOMETRİ

Kan hücresi sayımı.

STOİKİYOMETRİ

Bir bileşikte elementler arasında ya da kimyasal bir olayda reaksiyona girenler ile ürünler arasındaki kantitatif ilişki.

SİTOFOTOMETRİ

Hücre elemanlarının spesifik boyalarla boyanması ya da boyanmaması durumunda ışığı absorbe etmesi esasına dayanan, mikroskop ve spektroskop aracılığıyla hücredeki maddelerin nicel (kantitatif) olarak tayini.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

STOKİYOMETRİ

Kimyasal tepkimelerde madde ve enerji denkliğini matematiksel yolla inceleyen bilim dalı.

ABSORBSİYOMETRİ

Kemik mineral düzeyinin veya yoğunluğunun ölçümü.

  -   -   -  

Anlamında TRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

ANYON

Negatif elektrikle yüklü iyon, eksin.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AKMANTAR

Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).

ATAERKİL

Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.

AMPER

Elektrik akımında şiddet birimi.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

ANAERKİL

Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

AŞINDIRMA

Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

ASANSÖR

İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.