Kelimeler arşivi içinde; başında "tortu" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. tortu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tortu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tortu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TORTULLAŞMAK
TORTULANMAK, TORTULAŞMAK, TORTULBİLİM, TORTULLAŞMA
TORTULANMA, TORTULAŞMA, TORTUMKALE
TORTUŞMAK
TORTUSUZ
TORTULU
TORTUL, TORTUM
TORTU
TORTU
Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.
TORTULANMAK
Tortu durumuna gelmek.
TORTULLAŞMA
Tortulaşma.
TORTULAŞMA
Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.
TORTULANMA
Tortulanmak işi.
TORTULU
Tortusu olan.
TORTUSUZ
Tortusu olmayan.
TORTUŞMAK
Korkuyu atmak, alışmak, yatışmak.
TORTULAŞMAK
Tortu durumuna gelmek. Sıvının dibinde tortu oluşmak.
TORTUM
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
TORTULLAŞMAK
Tortulaşmak.
TORTUMKALE
Erzurum ili, Tortum ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TORTUL
Tortu niteliğinde olan. Tortullaşma sonucu oluşmuş.
TORTULBİLİM
Tortul kayaçların çökeltilmesi ve kökenleriyle ilgili yasaları inceleyen bilim kolu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TORTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
JEOSENKLİNAL
Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü.
SÜZMEK
Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.
KATMAN
Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
BORDO
Mora çalan kırmızı renk, şarap tortusu rengi. Bu renkte olan.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.
SEDİMANTASYON
Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
HOROZGÖZÜ
Maydanozgillerden, beyaz veya pembe çiçekli bir bitki (Seseli tortuosum).
ÇÖKME
Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
ÇÖKEL
Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.
MİGMATİT
Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı.
MARN
Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç, pekmez toprağı.
POSALANMAK
Tortu durumuna gelmek, tortulanmak.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
POSA
Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.
SÜZÜNTÜ
Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu. Vücut suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı.
ÇÖKELEK
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.