Kelimeler arşivi içinde; sonunda "toptan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu toptan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında toptan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde toptan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TOPTAN
TOPTAN
Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı. Toplu bir biçimde olan, global. Toplu bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPTAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACIĞI
Bütünü, hepsi: Mahkemede alacığı da doğru söyledi. Toptan, hepsi.
KABALA
Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. Götürü, toptan. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı.
TOPTANCILIK
Toptancı olma durumu.
BİREDİ
Toptan.
BEŞKENT
Osmanlı döneminde Mısır, Kahire, Şam, Edirne, Bursa ve Filibe kentlerinin toptan adı.
PERAKENDE
Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
TOPTANCI
Toptan satış yapan tüccar.
GÖTÜRÜ
Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.
MADRABAZ
Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse. Hile yapan kimse.
GLOBAL
Küresel. Toptan.
BAHARİ
Toptan alınan herhangi bir mal: Şu kadar liraya bir bahari aldım.
BALIKHANE
Balıkların toptan satışa çıkarıldığı, soğuk hava deposu olan yer.
KESENE
Sözleşme, yazılı anlaşma. Götürü ya da toptan satış.
DEPO
Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
BİREMEDİ
Bir düzüye, bir sıraya, aralıksız. Toptan.
KABZIMAL
Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, komisyoncu.
SPOTÇU
Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.
PEŞİN
Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.
BARADEN
Birlikte, toptan.