TOPLAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "toplamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. toplamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu toplamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde toplamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TOPLAMAK

Bir araya getirmek. Şişmanlamak, kilo almak. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Dağınıklıktan kurtarmak. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Devşirip kaldırmak. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak. Artırıp biriktirmek. Çıban, yara irinlenmek. Hizmete çağırmak. Devşirmek.

  -   -   -  

Anlamında TOPLAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

FERNEZ

Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

FOTOMONTAJ

Bir konu üzerindeki eksik bölümleri tamamlamak veya daha çok konuyu bir araya toplamak için birkaç fotoğrafın birleştirilmesi.

DEVŞİRMEK

Bir araya getirmek, derlemek, toplamak. Katlamak, düzgün duruma getirmek.

DERMEK

Bir araya getirmek, derlemek, toplamak, devşirmek.

HARAÇÇI

Haraç alan kimse. Haraç toplamakla görevli olan kimse.

DERLEMEK

Seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek. Düzgün bir biçimde toplamak.

GAGALAMAK

Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak.

DERCETMEK

Almak, toplamak.

BAŞAKLAMAK

Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.

BÜĞEMEK

Önüne bent yaparak suyu toplamak.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

CEMETMEK

Toplamak. Bir araya getirmek.

ÇEMRENMEK

Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

CERAHATLENMEK

Yara irin toplamak.

ÇEMREMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

İRKMEK

Birikmek. Biriktirmek, toplamak. Tiksinmek.

GENELLEMEK

Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.