Kelimeler arşivi içinde; başında "toplam" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. toplam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu toplam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde toplam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOPLAMAÇEKİCİ
TOPLAMALAR
TOPLAMAK
TOPLAMA
TOPLAM
TOPLAM
Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.
TOPLAMAÇEKİCİ
Bakırcıların bakır genişletmekte kullandıkları tahta bir sap üzerine geçirilmiş uzun ağızlı çelik başlıktan oluşan araç. (Maraş).
TOPLAMAK
Bir araya getirmek. Şişmanlamak, kilo almak. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak. Dağınıklıktan kurtarmak. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek. Devşirip kaldırmak. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak. Artırıp biriktirmek. Çıban, yara irinlenmek. Hizmete çağırmak. Devşirmek.
TOPLAMA
Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
TOPLAMALAR
Gaziantep ili, Nurdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMRENMEK
Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.
BİLEŞTİRMEK
Bileşmesini sağlamak. İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak.
CEMETMEK
Toplamak. Bir araya getirmek.
CEMAN
Toplam olarak, hepsini içine alarak.
CERAHATLENMEK
Yara irin toplamak.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
DAVRANIŞ
Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
BAŞAKLAMAK
Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
BİLEŞKE
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.
CEM
Toplama, bir araya getirme. Toplama. Çokluk.
BÜĞEMEK
Önüne bent yaparak suyu toplamak.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ÇEMREMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.