Sonu TİNAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tinat" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tinat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tinat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tinat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TİNAT

Yaradılış, huy.

LORETİNAT

Bizmut loretinat gibi, loretin' in metal tuzları.

İSTİNAT

Dayanma, yaslanma. Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma.

  -   -   -  

Anlamında TİNAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİNAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

COOPERİA

Trichostrongylidae ailesinde bulunan nematod cinsi. C. oncophora, C. pectinata ve C. punctata sığır ve diğer geviş getiren hayvanların ince bağırsaklarında bulunan türlerdir.

GONİYODİSGENEZİS

İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.

ASİTRETİN

Bir retinoik asit türevi olan etretinatın vücuttaki etkin biçimi.

DİRGENMEK

Dayanmak, istinat etmek.

DAYANDIRMAK

Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

DAYANAK

Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

SÖYKE

Eğri yer, bayır, yamaç. Destek, dayanak. Ekinin yel etkisiyle yan yatmış durumu. Düzleştirilmiş, düzeltilmiş yer. Dayanılacak yer ve kuvvet, mesnet, senet, istinatgâh.