TİMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tima" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. tima ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tima ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tima olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TİMA

Küçük köpek yavrusu.

TİMAL

Sarı yuvarlak meyveli yabani bir erik.

TİMARLU

Osmanlı döneminde Akkerman bölgesinde kullanılmış olan bir para.

TİMALYAKUŞUGİLLER

(Timellidae, Endonezyaca: timalia=bir kuş adı) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları kuvvetli ve çengellidir. Kanatları yuvarlak olur. Tüyleri yumuşaktır. Böcek, meyve v.b. yerler. Güney ve Doğu Asyada ve Tropik Afrikada yaşarlar. Japon bülbülü (Liothrix lutea) iyi bilinen türüdür.

TİMAR

1.Ağaç bakımı (budama, belleme vb.). 2.Hayvan bakımı. Bölge. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe tutan toprak dirliği. Vaktiyle, sipahi denilen asker sınıfına verilen beylik arazi. Erzurum ili, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van ilinde, Gevaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında TİMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAYIRICI

Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse, dayı, iltimasçı, piston, torpil.

GÜVENİLİR

Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.

BELKİLİ

Olasılı, muhtemel. Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

KAYIRICILIK

Kayırıcı olma durumu, iltimasçılık.

GÜVENÇ

Güvenme duygusu, itimat.

İTİMATNAME

Güven mektubu, itimat mektubu.

ÇATALLI

Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.

BELKİ

Olabilir ki, muhtemel olarak. Olsa olsa, ya . ya ..., ihtimal.

KAYIRMA

Kayırmak işi, iltimas.

EMNİYET

Güvenlik. Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer. Bir araçta güven sağlayıcı parça. Polis işleri. Güven, inanma, itimat.

GÜVENSİZLİK

Güvensiz olma durumu, itimatsızlık.

GÜVENSİZ

Başkalarına güvenmeyen, itimatsız.

GÜVEN

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

ÇATALLAŞMAK

İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.

KAVUŞUM

Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima.

HİZMET

Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

GÜVENMEK

Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.

İHTİYATEN

Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek.

ARKALI

Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.