TİKİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tiki" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. tiki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tiki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tiki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TİKİ

Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için). Küçük doğranmış, kuşbaşı et kavurması. Tilki. Polinezya takımadalarında, en çok da Markiz adalarında tanrılaştırılmış atalara tapınma sırasında kullanılan; ağaçtan, taştan ya da kemikten yapılma yontuların genel adı.

TİKİŞ

Dikiş.

TİKİNE

Yokuş yukarı. Kabadayı, aksi, inatçı. Dikine; dik dik; kabadayıca; aksi; bir bar oyunu.

TİKİŞME

Tartışma, inatlaşma.

TİKİLMEK

Dikilmek. Dik olmak, ayağa kalkmak.

  -   -   -  

Anlamında TİKİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESNEKLİK

Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.

KIRTİK

Kurumuş sığır gübresi. Pek az, azıcık, bir parça : Bir kırtik ekmek ver. Artık. Sakal : Kırtikin ağarmış, bu sözler sana yakışır mı?. Ufalanmış sabun parçası. Kulak kıkırdağı. Kırılıp ufalmış parça. Az. Kurumuş (ekmek ve benzerleri için).

TİKELMEK

Kalkmak, doğrulmak. Kalkmak; doğrulmak; kafa tutmak; bk. ayrıca tikilmek.

YÜZÖLÇÜMÜ

Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi.

LASTİK

Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.

ÇET

İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.

SİNGİR

Uçları düzgün kesilmiş (Kütük, kiriş, direk vb.). Eski türkçe sinir: sinir; elastiki; lastik. Kas, sinir. Toplu vücuttaki et boğumları.

İSTATİSTİKSEL

İstatistiğe dayanan, sayımlamalı, istatistiki.

ESKİLİK

Eski olma durumu, antikite.

SUNGER

Sünek, elastiki.

ESNEK

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.