Sonu TETMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tetmek" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tetmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tetmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tetmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KELPİRTETMEK

9 harfli kelimeler

KASTETMEK, RAPTETMEK, DAHTETMEK, DEŞTETMEK, HAPTETMEK, KISTETMEK, KOSTETMEK

8 harfli kelimeler

FİTETMEK, ÜSTETMEK, TÜTETMEK, TUTETMEK, METETMEK, MATETMEK, FETETMEK, AHTETMEK, KATETMEK, İSTETMEK

6 harfli kelimeler

TETMEK

Bazı kelimelerin anlamları

TETMEK

1.Kaymak, yerinden oynamak : Ayağım tetti, düştüm. 2.Kaybolmak : Koyunun biri tetmiş. 3.Tetikten kurtulmak : Tüfek tetti. İtmek. Yerinden oynamak, kaymak, fırlamak.

DAHTETMEK

Gitmek, yapmak.

TÜTETMEK

Bir süre için bir şeyi tutmak, alıkoymak.

DEŞTETMEK

Kaybolmuş olan bir şeyi aramak.

METETMEK

Arapça kökenli medh: methetmek; övmek.

FETETMEK

Bozup işe yaramaz hale getirmek, boşa gitmesine sebep olmak, mahvetmek. Arapça kökenli feth: fethetmek.

FİTETMEK

1.Ödemek. Elinde avucunda olanı başkasına vermek.

KELPİRTETMEK

Göz kapaklarını oynatmak.

KISTETMEK

Köpeği ısırmaya ve havlamaya kışkırtmak.

HAPTETMEK

Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.

KASTETMEK

Amaçlamak, amaç olarak almak. Demek istemek. Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek.

KOSTETMEK

Kötülük etmek, kin bağlamak.

TUTETMEK

Alıkoymak.

RAPTETMEK

Bir şeyi bir yere iliştirmek, tutturmak.

MATETMEK

Methetmek, övmek.

ÜSTETMEK

Köpek saldırtmak.

  -   -   -  

Anlamında TETMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TETMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PAĞLAMAK

Rabtetmek, bağlamak// el pağlamak: muti olmak, buyruk beklemek.

SULAHLIH

1.Su içtikten sonra hayvanlara verilen yem. 2.Azılı atları zaptetmek için ağızlarına verilen demir araç, kantarma. Bebeği kurulamakta kullanılan bez.

KAPSAMLAMA

Aralarında cinsle tür, tümle parça gibi karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. "Fânilerin en bathıyarı" derken fâni olan bir çok şeyler arasından insanları kastetmek gibi. (Söz sanatı terimi) Aralarında cinsle tür, tümle parça, çoğullukla tekillik gibi miktar bakımından karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatmadan ibaret bir çeşit addeğişi. "Fânilerin en bahtiyarı. Henüz yirminci baharında iken. İnsan ne garip mahlûktur" gibi. Bu misallerde "Fâniler" sözü fâni olan bir çok şeylerden yalnız insanları anlatmak için, "Bahar" ise bir parçası olduğu yıl yerine, "İnsan" da tekil olduğu halde çoğul anlamiyle kullanılmıştır.

KASTETME

Kastetmek işi.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AVRAMAK

Kollamak, korumak, zaptetmek: Ali ağanın kızını aldın ama bakalım avrayabilecek misin?. Kavramak, alışmak.

İSTETME

İstetmek işi.

GASDEYLEMEK

Kastetmek.

HAPTETME

Haptetmek işi.

RAPTETME

Raptetmek işi.

KATETME

Katetmek işi.

DUTMAK

Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.

İSTATMAK

Dünür yollamak, istetmek.