Kelimeler arşivi içinde; sonunda "temeli" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu temeli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında temeli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde temeli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEMELİ
Yalnız, tek : Temeli birücük uşağı var.
YETEMELİ
Kavgacı, haylaz. Atın ön bacakları arasındaki nişan.
NETEMELİ
Uğursuz, belalı kimse. İnatçı kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESASEN
Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.
DOGMA
Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılmış olan sav, nas, inak.
ESASLANMAK
Temeli sağlamlaşmak, temelleşmek. Kökleşmek.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ÇÖRTEN
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).
FELSEFE
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
DUYUMCULUK
Her bilginin temelinde duyumların bulunduğu ileri sürülen öğretilerin genel adı, sansüalizm.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
EMPERYALİZM
Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.
DEMOKRASİ
Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık.
İSTENÇÇİLİK
Akla ve bilime değil de iradeye üstünlük tanıyan, ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti, iradecilik, iradiye, volontarizm.
ÇEKİRDEK
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
ANEROİT
Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi.
ELEKTRONİK
Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.
BİLİMCİ
Bilgin. Bilginin temeli olarak yalnız bilim yöntemine önem veren, ilimci.
ANAERKİL
Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.