Kelimeler arşivi içinde; başında "telle" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. telle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu telle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde telle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TELLENDİREBİLMEK
TELLENDİREBİLME
TELLENDİRMEK
TELLENDİRME
TELLENMEK, TELLETMEK
TELLEMEK, TELLENME, TELLETME
TELLEME, TELLEYH
TELLEK
TELLE
TELLE
Kasap çengeli.
TELLENDİRME
Tellendirmek işi.
TELLETMEK
Telleme işini yaptırmak. Sigara dumanını havaya üflemek.
TELLENDİREBİLMEK
Tellendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TELLENMEK
Tel takınmak. Telle çevrilmek. Telgraf çekilmek.
TELLEYH
Arapça kökenli dellâk: tellak; sövgü sözü olarak da kullanıldığı görülür.
TELLENDİREBİLME
Tellendirebilmek işi.
TELLEME
Tellemek, (II) işi.
TELLEMEK
Tel geçirmek, tel takmak. Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek. Telgraf çekmek. Tel ile süslemek.
TELLETME
Telletmek işi. Tuzlanan vişne, koruk ağzı kapalı kapta çalkalanarak yapılan bir çeşit yiyecek. Tırpanla ekin biçerken toprakta kalan tek tük biçilmemiş saplar.
TELLENME
Tellenmek işi.
TELLEK
1.Cinsel sapınca uğramış erkek. 2.Kötü yola düşmüş kadın. 3.Hovarda : Bunun gibi tellek yoktur.
TELLENDİRMEK
Sigara, nargile, çubuk vb.ni keyifle tüttürerek içmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TELLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
MANDAL
Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
FİNCAN
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genel olarak kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap. Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.
BALYA
Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri. Denk.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
GOBLEN
Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılmış olan özel bir işleme. Bu tür işlenmiş (kumaş).
KUTU
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
KAS
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.
KANUN
Yasa. Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.
FİBER
Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva veya tahta.
DİTMEK
Yün, pamuk vb.ni tellere ayırarak kabartmak. Elle çok küçük parçalara ayırmak.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
KEÇELEŞMEK
Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak.
GİTAR
Genellikle ahşap gövdeli, perdeli, altı teli olan, telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı.
HEMZE
Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz.
LİF
Her türlü maddeyi oluşturan çok ince ve uzun parça. Yıkanmak için kullanılan bitki telleri demeti veya türlü ipliklerden yapılmış örgü. Tel.
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
KAHVALTICI
Otellerde kahvaltı işlerini yapmakla görevli kimse.
LAMBA
Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.