Kelimeler arşivi içinde; sonunda "telik" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu telik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında telik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde telik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİRLİKTELİK, GEÇMİŞTELİK, AMMONOTELİK
ÜRİKOTELİK, KERESTELİK
AHESTELİK, ÜREOTELİK, ÖZNİTELİK, GAZETELİK, ACENTELİK, ALÜFTELİK, AŞÜFTELİK, ERKETELİK, ERİŞTELİK
KÖFTELİK, POLTELİK, BESTELİK, ÇİKTELİK, ÇİFTELİK, SAHTELİK
ERTELİK, ÖRTELİK, ÜSTELİK, NİTELİK, METELİK, YETELİK, YİTELİK
TELİK
TELİK
1.Bez başlık. 2.Eskiden kadınların çarşaf yerine başörtüsünün üstünden örtündükleri örtü. Terlik, dokuma başlık.
ÜRİKOTELİK
Kuşlar gibi, amino asitlerden ve pürinlerin parçalanmasından açığa çıkan azotun ürik asit hâlinde vücuttan atılması ya da atan organizma. Kanatlılarda ve sürüngenlerde fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak ürik asit biçiminde atılımı.
AHESTELİK
Aheste olma durumu.
GAZETELİK
Gazete koymaya yarar küçük çatkı. Gazeteye haber olarak yazılacak nitelikte olan.
KERESTELİK
Kereste yapılmaya elverişli (ağaç).
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
ÖZNİTELİK
Bir bireyin nitel özelliği. Örneğin cinsiyet, bir özniteliktir. Özellik, sav ya da içlemsel bağıntı. Herhangi bir n-Ii yüklemin içlemi bir özniteliktir.
BİRLİKTELİK
Birlikte olma durumu, beraberlik.
ALÜFTELİK
Alüfte olma durumu.
ERİŞTELİK
Erişte yapmaya yarayan. Kıyılarda deniz yosunlarının hareketi engelleyecek biçimde çok olduğu yer.
ERKETELİK
Gözetleyicilik.
KÖFTELİK
Köfte yapmaya elverişli olan.
AMMONOTELİK
Suda yaşıyan canlılarda, memeliler hariç, fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak amonyak biçiminde atılımı.
ÜREOTELİK
Memeliler gibi, amino asitlerden ve pürinlerin parçalanmasından açığa çıkan azotun üre olarak vücuttan atılması ya da atan organizma. Karada yaşayan memelilerde fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak üre biçiminde atılımı.
AŞÜFTELİK
Aşüfte olma durumu.
GEÇMİŞTELİK
Hint-Avrupa dillerinde, geçmişte yapılmakta iken tamamlanmamış olarak düşünülen bir işi anlatmağa yarar fiil zamanı, ki. bizim Geçiyordum şeklindeki geçmişte şimdililik zamanının karşılığı olabilir.
Bu bölümde tanımı içerisinde TELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
AYRIMLAŞMA
Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.
BAKTERİYOLOJİ
Bakterilerin ve genellikle mikropların biçimlerini, niteliklerini inceleyen bilim.
AYIRAÇ
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
AZMAN
Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
APTALCA
Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.