Sonu TELİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "telik" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu telik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında telik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde telik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BİRLİKTELİK, GEÇMİŞTELİK, AMMONOTELİK

10 harfli kelimeler

ÜRİKOTELİK, KERESTELİK

9 harfli kelimeler

AHESTELİK, ÜREOTELİK, ÖZNİTELİK, GAZETELİK, ACENTELİK, ALÜFTELİK, AŞÜFTELİK, ERKETELİK, ERİŞTELİK

8 harfli kelimeler

KÖFTELİK, POLTELİK, BESTELİK, ÇİKTELİK, ÇİFTELİK, SAHTELİK

7 harfli kelimeler

ERTELİK, ÖRTELİK, ÜSTELİK, NİTELİK, METELİK, YETELİK, YİTELİK

5 harfli kelimeler

TELİK

Bazı kelimelerin anlamları

TELİK

1.Bez başlık. 2.Eskiden kadınların çarşaf yerine başörtüsünün üstünden örtündükleri örtü. Terlik, dokuma başlık.

ERİŞTELİK

Erişte yapmaya yarayan. Kıyılarda deniz yosunlarının hareketi engelleyecek biçimde çok olduğu yer.

AHESTELİK

Aheste olma durumu.

GEÇMİŞTELİK

Hint-Avrupa dillerinde, geçmişte yapılmakta iken tamamlanmamış olarak düşünülen bir işi anlatmağa yarar fiil zamanı, ki. bizim Geçiyordum şeklindeki geçmişte şimdililik zamanının karşılığı olabilir.

AMMONOTELİK

Suda yaşıyan canlılarda, memeliler hariç, fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak amonyak biçiminde atılımı.

ÖZNİTELİK

Bir bireyin nitel özelliği. Örneğin cinsiyet, bir özniteliktir. Özellik, sav ya da içlemsel bağıntı. Herhangi bir n-Ii yüklemin içlemi bir özniteliktir.

ERKETELİK

Gözetleyicilik.

KERESTELİK

Kereste yapılmaya elverişli (ağaç).

GAZETELİK

Gazete koymaya yarar küçük çatkı. Gazeteye haber olarak yazılacak nitelikte olan.

BİRLİKTELİK

Birlikte olma durumu, beraberlik.

ÜRİKOTELİK

Kuşlar gibi, amino asitlerden ve pürinlerin parçalanmasından açığa çıkan azotun ürik asit hâlinde vücuttan atılması ya da atan organizma. Kanatlılarda ve sürüngenlerde fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak ürik asit biçiminde atılımı.

ACENTELİK

Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.

AŞÜFTELİK

Aşüfte olma durumu.

KÖFTELİK

Köfte yapmaya elverişli olan.

ALÜFTELİK

Alüfte olma durumu.

ÜREOTELİK

Memeliler gibi, amino asitlerden ve pürinlerin parçalanmasından açığa çıkan azotun üre olarak vücuttan atılması ya da atan organizma. Karada yaşayan memelilerde fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak üre biçiminde atılımı.

  -   -   -  

Anlamında TELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AZMAN

Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AZINLIK

Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

BAKTERİYOLOJİ

Bakterilerin ve genellikle mikropların biçimlerini, niteliklerini inceleyen bilim.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

BAŞKA

Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

AYIRAÇ

Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.

AYRIMLAŞMA

Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.

ALAMETİFARİKA

Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.