Sonu TEKLİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teklik" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teklik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında teklik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teklik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

PELTEKLİK, KÖSTEKLİK

8 harfli kelimeler

PETEKLİK, ÜSTEKLİK

7 harfli kelimeler

ETEKLİK

6 harfli kelimeler

TEKLİK

Bazı kelimelerin anlamları

TEKLİK

Tek, bir olma durumu. Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb. Lira.

ETEKLİK

Etek. Bir şeyin aşağıya doğru uzanan yüzü. Etek yapmaya elverişli (kumaş).

PELTEKLİK

Peltek olma durumu, peltek konuşma.

ÜSTEKLİK

Mal değişiminde, malı daha değerli olanın aldığı para.

PETEKLİK

Arılık. Arı kovanlarının konulduğu yer.

KÖSTEKLİK

Yürümeye engel olacak kadar çok dikenli tarla.

  -   -   -  

Anlamında TEKLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TÜMEVARIM

Teklik olandan, özel olandan genel olana giden, tek tek olgulardan genel önermelere varan yöntem, istikra, endüksiyon.

TEKİL

Teklik.

BELCEK

Kuşak, kemer, uçkur. Sığırlarda görülen bir hastalık, karasığır hastalığı. Eteklik. Mintan, içlik, firenk gömleği. Kısa kadın entarisi. Bir sığır hastalığı.

LÜKNET

Dilde pelteklik, tutukluk.

TALİMAR

Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme.

BAĞAS

Aptal, alık, sersem. Eteklik bağı.

LİRA

Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik. Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira. Bazı ülkelerin para birimi.

MÜFRET

Teklik.

ÇOĞUL

Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

VAHDET

Bir olma, tek olma, birlik, teklik.

FİSTAN

Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

KİP

Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

MÜTEKELLİM

Söyleyen, konuşan. Teklik birinci kişi.

ETEK

Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

ÇOKLUK

Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.

SEN

Teklik ikinci kişiyi gösteren söz.