Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teklem" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teklem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında teklem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teklem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEKLEM
TEKLEM
Moleküllerde, toplam dönüsü sıfır olan durum dizgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DESTEKLEŞMEK
Birbirlerini desteklemek.
İTELEMEK
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek.
İTEKLEME
İteklemek işi.
DESTEKLENMEK
Destekleme işine konu olmak.
ÇIKMA
Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
ETEKLEYİŞ
Etekleme işi.
KÖSTEKLEYİŞ
Köstekleme işi.
DESTEKLEME
Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.
DOĞRULAMAK
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak.
DESTEKLEYİŞ
Destekleme işi.
MÜZAHERET
Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
TANIKLAMAK
Bir iddiayı tanıkla desteklemek, tanık göstermek.
KÖSTEKLEME
Kösteklemek işi.
ETEKLEME
Eteklemek işi.
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
DUŞAKLAMAK
Hayvanın iki ayağını duşakla bağlamak, kösteklemek.
SÜBVANSİYON
Destekleme.
SAVUNMAK
Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.