TEFE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tefe" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. tefe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tefe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tefe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TEFERRUATSIZ

11 harfli kelimeler

TEFERRUATLI

10 harfli kelimeler

TEFETEFELÜ

9 harfli kelimeler

TEFECİLİK, TEFERRUAT

8 harfli kelimeler

TEFEYYÜZ, TEFEVVUK, TEFEHHÜM, TEFESSÜH, TEFEKKÜR, TEFERRÜT, TEFERRÜÇ

7 harfli kelimeler

TEFENNİ, TEFEKLİ, TEFECİK, TEFEBAŞ

6 harfli kelimeler

TEFELİ, TEFEÜL, TEFECİ

5 harfli kelimeler

TEFEK

4 harfli kelimeler

TEFE

Bazı kelimelerin anlamları

TEFE

Dokuma tezgâhında tarağı tutan ağaç veya metal parça.

TEFEKKÜR

Düşünme, düşünüş.

TEFENNİ

Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

TEFECİK

Yün ipliğinden el tezgâhlarında dokunan kumaş.

TEFERRUAT

Ayrıntı.

TEFEVVUK

Üstünlük, üstün gelme.

TEFECİLİK

Tefecinin işi, faizcilik, murabaha, murabahacılık.

TEFEKLİ

Samsun kenti, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

TEFEHHÜM

Anlama.

TEFERRUATLI

Ayrıntılı.

TEFERRÜT

Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma. Benzeri bulunmama, benzersiz olma, sivrilme.

TEFEYYÜZ

Yükselme, ilerleme. Feyzalma.

TEFETEFELÜ

Sağlam.

TEFESSÜH

Çürüme, bozulma, kokuşma. Kişi, toplum vb. özelliğini, niteliğini yitirerek bozulma, kokuşma.

TEFERRUATSIZ

Ayrıntısız.

TEFERRÜÇ

Açılma, ferahlama. Gezinti.

  -   -   -  

Anlamında TEFE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

CÜSSESİZ

İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).

HARÇLIK

Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para.

DÜŞÜNÜR

Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.

CURA

Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

AYRILAŞMA

Ayrılaşmak durumu, teferrüt.

HIRDAVAT

Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.

BÜCÜR

Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.

KARABİBER

Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.

DÜŞÜNÜŞ

Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.

AYRILAŞMAK

Benzerleri arasında ayrı bir yeri ve önemi olmak, teferrüt etmek.

ÇÖPLENMEK

Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek. Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak.

DÜŞÜNME

Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

FAİZCİ

Tefeci.

KURNAZ

Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.

ÇERÇİ

Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.

FAİZCİLİK

Tefecilik.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

KOKUŞMAK

Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek. Koklaşmak. Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek.