Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tecimsel" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tecimsel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tecimsel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tecimsel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TECİMSEL
TECİMSEL
Ticaret ile ilgili, ticarete ait. Tecim ile bağımlı, tecime ilişkin işlemler.
Bu bölümde tanımı içerisinde TECİMSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VARLIKLAŞTIRMA
Tecimsel bir işletmenin çıkardığı pay ve borçlanma belgitleri toplam değeri. Bir nesneyi anamala çevirme işlemi ya da kâr getiren bir nesneye bir değerin yatırılması. Girişimin arıtılmasında pay iyelerine ve uzun önelli alacaklılara ödenecek tutar.
ZATOR
Zato kodlama tekniğiyle çentiklenen kenarı delikli kart yönteminin tecimsel adı. Zato kodlama yönteminde kullanılan mekanik araçlar.
SÜRE
Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre.
COBOL
Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, İngilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.
ALTÖZEK
Birçok işgörüler için kentin özeğine bağlı olmakla birlikte, çevresinde yaşayan küçük toplulukların tecimsel, ekinsel, dinlenme ve eğlenmeyle ilgili ve benzerleri gereksinmelerini bir ölçüde karşılayabilen ve kent büyüdükçe sayıları da artan ikincil önemdeki kent özekleri.
AKTARAN
Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi.
FREON
Metandan türetilmiş, tümü soğutucu olarak kullanılan kimi halojenil hidrokarbonların tecimsel adı. Soğutma sistemlerinde, yangın söndürmede, kuru temizlemede kullanılan ve hidrokarbonların kısmen klorlanması kısmen de florlanması sonucu oluşan, atmosferdeki ozon tabakasına zarar verdiklerinden dolayı, kullanımı sınırlandırılmış olan uçucu sıvıların genel adı.
VAZGEÇEN
Buyrukçu ya da aktarımcı olarak tecimsel bir belgiti arkasını imzalayarak dönüştüren ve haklarından vazgeçen kişi.
ÖZANAMAL
Tecimsel bir kuruluşun varlıklarından borçları çıkarıldıktan sonra kalan bölüm.
AKTARILAN
Tecimsel belgitlerin aktarımı yararına yapılan kişi.
KİNEMACOLOR
Alıcının merceği önünde kırmızı ve mavi-yeşil süzgeçli bir çarkın dönmesiyle, negatifin resimlerinin sırayla kırmızı ve mavi-yeşil olarak ışıklanmasına, bunun sonucu elde edilen siyah-beyaz eşlemin, merceği önünde yine aynı çarkın döndüğü bir göstericiyle görüntülüğe yansıtılmasına dayanan ilk tecimsel renkli işlemi.
İŞ
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.
SAKINMALIK
Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. (Söz sanatı terimi) Hoş görülmiyen bir hükümde bulunulacağı, arzu edilmiyen bir fikir söylemek zorunda kalınacağı zaman bu duyguları anlatacak bir söz katma. "Korkarım hava bozacak". "Sakın hastalanmış olmasın" gibi. Söylenmesinde bir sakınca bulunan ya da hoş görülmeyen bir düşünceyi anlatmadan önce, söylemek zorunda kalındığını sezdirir bir söz ekleme: Korkarım ki bu gidiş başınıza işler açacak.
TELEVİSOR
İskoçyalı John Logie Baird'in 1922'de Nipkow tekerine dayanarak tecimsel olarak gerçekleştirdiği ilk televizyon almacı.
DÜZGEÇİŞ
Yabancı ülke mallarının, bir ülkeden geçerek geldiği ülkeye ya da başka yabancı bir ülkeye gidişi. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Başlangıçtan -ilişki aramaksızın- doğrudan doğruya konuya geçme sanatı. (Kasidede, kısa keserek övgü bölümüne hemen geçiş de böyle adlandırılır).
TÜRKOFİS
Yurt ürünlerinin dış sataklarda sürümünü kolaylaştırma, dış ülkelerin tecimsel durum ve tutumları üzerinde bilgi toplama, tecimsel sözleşmelerle benzeri bilimsel konulara eğilerek gereken işlemleri yapma amacıyla meydana getirilen ve bugün kaldırılmış bulunan örgüt.
ÖDEK
Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BELGİTLİK
Bankalarda kullanılan ve içlerinde indirimli tecimsel belgitler saklanan belgitlik.