Kelimeler arşivi içinde; başında "tatma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tatma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tatma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tatma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TATMA
Tatmak işi.
TATMAN
Ellik, eldiven.
TATMAK
Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak. Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek. Duymak, hissetmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TADABİLMEK
Tatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TÜRENDE
Mevsimine göre ilk kez çıkan meyve veya ilk tatma (Erzincan Merkez).
DELİBALAK
Tecrübesiz, hayatın acısını tatmamış genç, hoppa.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
BILLIHLAMAH
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
BANNAKLAMAK
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
BANMAH
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
DADMAK
Tatmak. Eski türkçe tatımak: tatmak. Dağıtmak.
BANDİKLEMEK
Beceriksiz, ehliyetsiz kimse bir işi beceremeyerek bozmak: Bir işi yapacağım diye ortaya çıkar, ancak bandikler. Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
DUYU
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.
TADIVERMEK
Çabucak tatmak.
TATTIRMAK
Tatma işini yaptırmak, tadına baktırmak. Duyurmak, hissettirmek.