Kelimeler arşivi içinde; başında "tasar" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. tasar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tasar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tasar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TASARIMLAYABİLMEK
TASARIMLAYABİLME
TASARLANABİLMEK, TASARLAYABİLMEK
TASARLANABİLME, TASARLAYABİLME
TASARRUFÇULUK, TASARIMLANMAK, TASARIMSIZLIK
TASARIMCILIK, TASARIMLAMAK, TASARIMLANMA, TASARIVARLIK
TASARLATMAK, TASARLANMAK, TASARIMLAMA
TASARIMSIZ, TASARLAMAK, TASARLAYIŞ, TASARRUFÇU, TASARLANIŞ, TASARLANMA, TASARRUFLU, TASARLATMA
TASARLAMA, TASARIMLI, TASARIMCI
TASARRUF
TASAR
Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.
TASARIMLANMAK
Tasarımlama işi yapılmak.
TASARLAYABİLME
Tasarlayabilmek işi.
TASARIMSIZLIK
Tasarımsız olma durumu.
TASARLANABİLME
Tasarlanabilmek işi.
TASARIMLAYABİLME
Tasarımlayabilmek işi.
TASARLATMAK
Tasarlama işini yaptırmak.
TASARIMLANMA
Tasarımlanmak durumu.
TASARRUFÇULUK
Birikimcilik.
TASARLANMAK
Tasarlama işi yapılmak.
TASARIMCILIK
Tasarımcı olma durumu, tasar çizimcilik, dizayncılık.
TASARIMLAYABİLMEK
Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.
TASARIVARLIK
(Resim, Heykel) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.
TASARLANABİLMEK
Tasarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TASARLAYABİLMEK
Tasarlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarlamayı becermek.
TASARIMLAMAK
Bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TASAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
DÜŞÜNCEL
Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
DÜŞÜN
Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.
BETİMLEME
Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BİRİKTİRMEK
Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
DEKORATÖR
Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.
DİZAYNCI
Tasarımcı.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
CANLANDIRIM
Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.
DÜŞÜNCELLİK
Düşüncel olma niteliği. Nesnel gerçekliği olan varlığın karşısında, salt düşünce veya tasarım olarak varlık.
DÜŞLEMEK
Bir şeyi, bir kimseyi, bir durumu istenilen biçimde tasarlamak, zihinde canlandırmak.
DİZAYN
Tasarım.