Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tartmak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tartmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tartmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tartmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TARTMAK
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.
AKTARTMAK
Aktarma işini yaptırtmak.
PURTARTMAK
Yüzü gülmemek, surat asmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TARTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TARTILAMAK
Ağırlığını elle tartmak, yoklamak. Ağaç, kapı ve benzerleri şeyleri sökmek için güç harcamak. İki elle kaldırılan taşı ileri geri sallayıp hızlandırarak atmak.
HOTDEZLEMEK
Bir şeyi fırlatmadan önce eliyle tartmak; fırlatmak; atmak.
ŞİNİKLEMEK
Şinikle tartmak, ölçmek.
DARTMAK
Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.
DARTIŞMAK
Güreşe başlarken, güreşçiler birer defa birbirlerini kaldırarak kuvvetlerini tartmak. Çekişmek, mücadele etmek.
TARTILMAK
Tartma işi yapılmak veya tartma işine konu olmak. Kendini tartmak.
TUHT
1.Elli dirhemlik eski bir ağırlık ölçüsü (bir dirhem 31 desigrama eşittir). 2.Terazi. Yün tartmakta kullanılan üç yumurta ağırlığına eşit bir ölçü.
MİNİTARTAÇ
Çok küçük ağırlıkları tartmakta kullanılan bir aygıt.
ÇEKİ
Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
AKTARTMA
Aktartmak işi.
ARDALAMAK
Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.
TARTMA
Tartmak işi. Başörtüsü, yemeni. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme.
TARTALAMAK
Ağırlığını elle tartmak, yoklamak. İki elle kaldırılan taşı ileri geri sallayıp hızlandırarak atmak.