Sonu TARMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tarmak" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tarmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tarmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tarmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TIZIKTARMAK

9 harfli kelimeler

PORTARMAK, KAŞTARMAK, KINTARMAK, KIRTARMAK, KIYTARMAK, KORTARMAK, KOYTARMAK, KULTARMAK, PIRTARMAK, KAYTARMAK, PURTARMAK, SIKTARMAK, SILTARMAK, SINTARMAK, YONTARMAK, ZIRTARMAK, KURTARMAK, GURTARMAK, GOYTARMAK, SIRTARMAK, GOSTARMAK, GIYTARMAK, GAYTARMAK, HAYTARMAK, GAŞTARMAK, BURTARMAK

8 harfli kelimeler

OLTARMAK, AKTARMAK, KOTARMAK, AHTARMAK, AYTARMAK, OYTARMAK, GOTARMAK, KITARMAK, KATARMAK, GUTARMAK, ILTARMAK

Bazı kelimelerin anlamları

TARMAK

Halk dilinde Pençe, tırnak.

TIZIKTARMAK

Kışkırtmak.

KULTARMAK

Kurtarmak. Kurtulmak.

KINTARMAK

Yüz çevirmek : Her nedense bize karşı kıntardı.

KIYTARMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Bir yolunu bulup kaçmak.

SINTARMAK

1.Karşı gelmek, azarlamak. 2.Arsızca gülmek, sırtarmak.

KIRTARMAK

Üşümek, donmak : Elin ayağın kırtarmış, gel de biraz ısın. Karıştırmak, çatmak.

SILTARMAK

Soğuktan donmak, çok üşümek. Azarlamak.

PURTARMAK

Yüzü gülmemek, surat asmak.

KOYTARMAK

Döneklik etmek.

KAŞTARMAK

Yönetmek, kayırmak, korumak, bakmak.

KAYTARMAK

Geri çevirmek, iade etmek. İş yapmaktan kaçmak.

SIKTARMAK

Sıkıştırmak. Hastalığı, sıkıntıyı atlatmak.

PORTARMAK

Yüzü gülmemek, surat asmak.

PIRTARMAK

Ufak bir nedenle küsmek, küsüp bir yana çekilmek.

KORTARMAK

Bir kaptan başka bir kaba yemek boşaltmak, yemeği kaplara dağıtmak.

  -   -   -  

Anlamında TARMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TARMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURTARMA

Kurtarmak işi.

BELLEMEK

Öğrenip akılda tutmak. Öğrenmek. Sanmak. Bel denilen araçla toprağı işlemek, aktarmak.

OTARMA

Otarmak işi.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

KAYTARMA

Kaytarmak işi.

ÖLÇÜLENDİRMEK

Ölçme işlemlerini bir düzlem üzerine aktarmak.

TARAMAK

Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.

KOTARMA

Kotarmak işi.

DÜZELTMEK

Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.

NAKLETMEK

Nakil işini yapmak, bir yerden başka bir yere geçirmek, iletmek. Anlatmak, aktarmak.

SIYIRMAK

Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.

ŞARTLAMAK

Kirlenmiş sayılan bir şeyi en az üç, en çok kırk kez sudan geçirip kirli sayılmaktan kurtarmak.

SUNMAK

Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, arz etmek, yollamak, göndermek, takdim etmek. Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek. Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

SIRITMAK

Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.

SIRTARMA

Sırtarmak, (II) işi.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ÖRMEK

İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.

HUNİ

Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç. Ağızlık.