TARHANA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tarhana" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tarhana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tarhana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tarhana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TARHANAKÖY, TARHANALIK

7 harfli kelimeler

TARHANA

Bazı kelimelerin anlamları

TARHANA

İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.

TARHANAKÖY

Elâzığ ili, Palu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TARHANALIK

Tarhana yapmaya ayrılmış.

  -   -   -  

Anlamında TARHANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TARHANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SERENDE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon. Evlerin dışındaki zahire ambarı.

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.

GUDEL

Tarhana yapımı sırasında kazandaki sıvıyı karıştırmak için kullanılan sapı yuvarlak, ucu yassı çomak. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

ÇİYCİ

Üzerine tarhana serilen hasırları örüp satan adam.

SERENDER

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

OĞALANBAÇ

Ufalanmış yufka ekmeği, peynir ve tarhanayla yapılan bir yemek.

GÖCE

Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.

KAŞŞAK

Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Kaşağı. Ağaç kökü. Üzerinde tarhana kurutulan kamıştan yapılma sergi. (Sıradan Pınarbaşı Kayseri). Keçi yavrularını barındırmak için yapılan küçük ağaç kulübe. (Çallı, Kuyucak, Yaylacık Burhaniye Balıkesir).

KELECOŞ

Doğranmış ekmek ya da yufka üzerine kavurma ve yağsız peynir koyarak yapılan yemek. Rendelenmiş pancar üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yiyecek. Yağda kavrulmuş soğan, mercimek, ceviz ve benzerleri şeylerden yapılan bir çeşit yemek. Doğranmış ekmeğin üstüne suda ezilmiş tarhana ve tereyağda kızarmış soğan dökülerek yapılan bir çeşit yemek. Kavurmalı yufka üzerine kurut dökülerek yapılan yemek. Doğranmış 'lavaş' ekmek üzerine bol yağ ve soğanla hazırlanmış 'suharış' döküldükten Sonra 'kurut' ezilerek üzerine ilave edilen kış yemeklerinden biri.

HEVİÇ

Havuç. Tarhana yapmak için öğütülmüş buğday ve mısır. Bal peteği. Sakız.

HAŞAL

Tembel, beceriksiz kişi. Hamlamış at, öküz ve benzerleri hayvanlar. Soluğan at. Ham incirin ağızda meydana getirdiği yara. Tarhanayı ekşitmek için konulan pişmiş buğday kırması. Yün çuval. Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için). Tembel veya hamlamış binek hayvanı.

OĞMAÇ

Elle ufalanmış hamurdan yapılan çorba. Tarhana. Kavrulmamış buğday unundan yapılan pelte koyuluğunda bir yemek. Parçalanmış yufka ekmeğini yağda kızartarak yapılan, istenirse üstüne yoğurt dökülen çoban yemeği. Ekmek, yağ ve pekmez karıştırılarak yapılan yemek. Unu suyla karıştırarak yapılan hayvan yemi. Marul salatası. Tereyağda pişirilen yumurtaya yufka ufalanarak yapılan yiyecek. Un çorbası. (Senirkent Isparta). Ekmek kırıntıları yağda kızartılarak yapılan yemek.

PİŞİNTİ

Yemek gereci : Pişinti alamadım. Yemek. Tarhana hamuru.

AYGUT

Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.

DÖĞECEK

Sert taneleri ezmeye yarayan ağaç tokmak: Döğeceği getir de şu tarhanayı ezelim. Mısır, arpa ve benzerleri tahılın döğülüp kepeğinin çıkarıldığı yer. Çamaşırı döğerek yıkamaya yarayan ağaç tokaç.

GÜRREN

Kızılcık tarhanası. (Satılmış Eskişehir).

GÜREN

Hindi. Kızılcık. Kızılcık suyu ile yapılan tarhana. Sürü. Kalabalık. Rengi sarı ile doru arasında olan (at), al(at).

ÇİYENEK

Hamur, tarhana, yoğurt ve benzerleri nin suda ezilmeyen parçaları.

HAŞIL

Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı. Buğday, mısır ya da darı unundan yapılan bir çeşit yemek. Tarhana mayası, mısır unundan yapılan bulamaç. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. Unu suda pişirdikten sonra üzerine peynir ve yağ konularak yapılan yemek. Fırından çıkan ekmeğin üstüne sürülen unlu bulamaç. Bulgur pilavı. Yarmadan yapılan bir çeşit pilav. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. 1. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 1. Çekirdek unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yiyecek. 1. Yemiş, meyve. 1. Kavun. 1. Kepek, un ve yemek artıklarının sıcak suda karıştırılmasıyle yapılan hayvan yemi. Bulanık su. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su. Çok kaynar şey. Çok yorgunluktan bitkin durumda olan. Sıcak suda ıslatılmış çamaşır. Yaradılıştan kırıcı olan kimse: Eyi bir adam değil, onlar soycak haşıl olurlar. Pürüz. Hamurun üzerine dökülen un bulamacının yapıldığı kap. Kabuğu alınmış buğdaydan suda haşlanarak yapılan bir çeşit yemek. Undan yapılmış suluca yemek. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. Undan yapılan bir çeşit yemek. Bulgur pilavı. (Çağlayan Kars). Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç. (Akseki Antalya). Dokumacıların iplikleri çirişlemek için unu haşlayarak yaptıkları bulamaç.